12Şub/15

KISKANÇLIK İŞE YARAR MI?

Gün içinde, sözler arasında çok sık kullandığımız ama sıra kendimize geldiğinde sahiplenmediğimiz duygulardan birisi kıskançlıktır. Çünkü ne kadar içimizde hissetsek de, kendimizi denetleyemesek de için için kıskançlığın çok kabul görmeyecek bir duygu olduğunu düşünerek saklamaya çalışırız. Bunun dışına çıkan nadir durumlar yok değildir. Bazı insanlar söz konusu olduğunda “Sevdiğini kıskanmak” ile övünür. O kadar çok övünür ve o kadar çok kıskançlığı sevginin bir derecesi gibi göstermeye çalışırlar ki aslında onaylanmadıklarının farkında olduklarını anlarsınız. Gerçekten kıskançlık kötü ve zararlı bir duygu mudur? Kıskanmak hiç bir işe yaramaz mı? Bunu anlayabilmek için kıskanma duygusunu tanımaya çalışmak gerekir. Kıskanma duygusu ile yüzleşmek KıskanmakDevamı…

20Oca/15

BU İŞ YERİNDE MOBBİNG VAR MI?

İş yerinizde bir şeyler oluyor. Kimse sizinle konuşmuyor. Sorduğunuz sorulara yanıt vermiyorlar. Konuşmalara katılmaya çalışıyorsunuz, siz yokmuşsunuz gibi devam ediyorlar. Sizinle konuşmak isteyen engelleniyor. Ya da siz konuşmaya başladığınızda sözünüz kesiliyor, azarlanıyorsunuz, söylediklerinizle alay ediliyor.Aşağlanıyor, eleştiriliyorsunuz,küçümseniyorsunuz. Arkanızdan konuşuluyor. Dedikodu yapılıyor.Hakkınızda söyletinler çıkarılıyor. Sözel, fiziksel ya da cinsel tacize uğruyorsunuz. Bunların hiç biri yapılmıyor olabilir. Ama size iş uygun iş vermiyorlar. Verdikleri işler aşağlayıcı ya da değerinizin altında işler, yeteneğinizi göstermenizi engelliyorlar. Sizi beceriksiz durumuna düşürüyorlar. İşinizi yapamamanız için her türlü engel hazırlanıyor. Zarar görmeniz için herşey yapılıyor. Maddi, manevi zararın yanı sıra sağlığınız etkileniyor ve bu bilerek yapılıyor. İş yerinizdeDevamı…

16Oca/15

İŞ YAŞAMINDA ÖZGÜVEN KAZANMAK

Özgüven kendimizi nasıl gördüğümüz, kendi hakkımızda ne düşündüğümğüz ve kendimize ne kadar değer verdiğimizi tanımlar. İşte ne kadar başarı sağlayabileceğimizin olasılığını algılıyabilme derecemiz  özgüvenle ilgilidir.   Özgüven erken yaşta kazanılmaya başlanır. Düşük özgüven olumsuz tutum, kötü yargılama ve sorun çözme becerisi, bağımlı ilişkiler, uyum sağlanacak yeni durumlarda kaygılı, depresif olma olarak tanımlanabilir. Yüksek özgüven ise olumlu tutum, iyi yargılama ve sorun çözme becerisi, sağlıklı ilişkiler, yeni durumlara kolay uyum sağlama olarak belirlenir.   Özgüven, palavracılık ve abartma değildir. Özgüven yokluğunda onu örtmek için çeşitli stratejiler geliştirilir. Bunlar abatma ya da aşırı nezaket olabilir.Bir anlamda Her alanda özgüvenli olmak gerekir mi?Devamı…

08Oca/15

İŞ YERİNDE DEDİKODU

Dedikodunun ve söylentinin tarihi insanlığın konuşmaya başlamasıyla yaşıt, hatta daha eski olduğu söylenebilir. Çünkü dedikodu yapmak için el hareketlerimizi, gözlerimizi, yüz mimiklerimizi ve bedenimizin birçok bölümünü kullandığımız yadsınamaz. Aslında dedikodu bir iletişim biçimidir. İletişim organlarının bu denli çok olmadığı zamanlarda, insanların birbirlerinden haber alma yöntemi olarak kullanılırmış. Toplum içinde, beraber yaşadığın diğer insanların kim olduklarını, nereden geldiklerini, ne yaptıklarını öğrenebilmek için masum bir yöntem olabilir. Sonra bunları öğrenmek için hızla gelişen teknolojinin sağladığı yöntemler çıktı. Ama insan psikolojisi bu denli hızlı değişim gösteremediği için, dedikodu ve söylentiler devam etti, ediyorlar. Düşünsenize hepimiz farklı farklı sosyal konumlarda, maddi güçlerde, ayrı yerlerdeyiz.Devamı…

30Ara/14

ZAMANI ALGILAMAK

Zaman ölçüsünü hepimiz biliyoruz. Yıl,ay,gün,saat vb zamanların ne kadar süreyi temsil ettiği sorusuna belli bir yaşdan sonra sağlıklı zihni olan herkes kolayca yanıt verebilir. Buna rağmen aynı zamanın ne kadar sürdüğüne ilişkin algı kişilere göre değişebilmekdedir. Bir yılı tamamladık ve yenisine başladık. Tamamladığımız yılın kaç ay, kaç gün, kaç saat olduğunu hepimiz aynı hesaplasak da, aynı yılı bazılarımız geçmek bilmedi, bazılarımız içinse hızlı bitti. Çünkü biz zamanı  “Elde ettiklerimizle” ölçeriz. Beğendiğimiz, hoşlandığımız bir kişi ile konuşurken, yararlandığımız ya da sevdiğimiz bir işle ilgilenirken zaman çabuk geçer. Oysa sıkıcı bildiğimiz bir işde çalışırken gün bitmek bilmez. Aynı şekilde isteksiz gittiğimiz toplantınınDevamı…

07Ara/14

DÜŞ KURMAK

Bugün bir rüyam var benim. Martin Luther King. Jr.   Düş görmek, uyurken yaşanan bir olaydır. Garipsenmediği gibi merak edilir ve yorumlanmaya çalışılır. Oysa uyanıkken düş kurmak, hayal etmek, fantaziler oluşturmak pek doğru karşılanmaz. İnsanı olumsuza götüreceği, gerçekten koparacağı düşünülür. Gerçekten öyle midir? Gerçek yaşamın baskısından kurtulmak istediğimizde, bilincimizde oluşturduğumuz bu değişiklik neler kazandırır, neler kaybettirir? Hayal ettiğin müddetçe yaşarsın Böyle denmesine karşın, fazla hayal dünyasına dalanlara pek de iyi gözle bakılmaz. Yine de hangimiz sıkıcı bir toplantının ortasındayken, deniz kenarında arkadaşlarımızla eğlendiğimizin düşünmek istemez. İstemediğimiz bir yerdeyken, ya da hoşlanmadığımız bir işi yaparken kuracağınız hayallerle oradan uzaklaşabilirsiniz. Bu uzaklaşmaDevamı…

02Eki/14

TERÖR KORKUSU

Ülkemizin bulunduğu bölge ve komşu olduğumuz ülkelerin çoğunda süregelen iç savaşlar nedeni ile ekim ayında yine terör olgusunu yaşamaya başladık. Terör aslında çokda alışık olmadığımız bir olgu değil. Ama şimdi tüm dünyada, ürkütücü bir olgu çıktı: Kurbanın belli olmadığı, keyfi seçildiği bir terör. Yani bizi de hedef alabilecek, nerede ve ne zaman olacağı belli olmayan bir şiddet. Bu  tür terör eyleminin yoğun korku yarattığı, bu korkunun toplumları otariteyle çatışmaya ve geleceğe ilişkin umutsuzluğa düşürdüğünü bilenlerin, bu bilgi nedeniyle amaçlı  yarattığı şiddet eylemi. Terör bir anlamda yaratıcı kötülüktür ve teröristi yaratır. Araştırmalar insanların kötülüğe çok çabuk yönlendirilebileceğini göstermektedir. Terörist terörü, terörDevamı…

07Eyl/14

REKABET

“Rekabet, üstünlük sağlama amacı ile rakiplere karşı yürütülen yarışma etkinliklerinin bütünüdür. Bu terim işletmecilik, iktisat, çevrebilim, spor ve sanat dallarını da içeren alanlarda sıkça kullanılır. Rekabet iki ya da daha çok güç, kuruluş, işletme, sistem, birey, ya da grup arasında yer alabilir”. Vikipedia rekabeti bu şeklide tarif etmiş. Ama niçin üstünlük sağlamak isteriz, niçin kendimize rakipler buluruz sorularının yanıtlarını bu satırlarda bulmak mümkün değildir. Rekabet hayatımıza ne zaman girer? Aslında oluşumumuz bir rekabetin sonucudur. Birbirleri ile rekabet eden spermlerden dölleme hakkını kazanan, ilk tohumumuzu atar. Ama duygu olarak rekabet, dünyaya geldiğimiz andan itibaren yaşantımızdadır. Cinsiyetimize bağlı olarak, karşı cinsten olanDevamı…

10Ağu/14

İŞ YERİNDE İLİŞKİ

  Birçok şirket, kendi  iş yerinde iki elemanı arasındaki ilişkiyi hoş görmüyor. Tabi ilişki yasaktır demek, hak kısıtlama anlamına geleceğinden, genellikle birinin iş değiştirmesini istiyorlar. Çünkü bu ilişkilerin, iş yerinde verimi düşürdüğünü savunuyorlar. Üstelik sadece ilişkide olan iki elemanın değil, onlarla meşgul olacak olan diğer elemenlarınkini de. Üstelik iş yeri hiyerarşisinin bozulduğu, diğer elemanların kendilerini haksızlığa uğramış hissettiklerini, işe olan güvenlerini sarsıldığını ileri sürüyorlar. Eğer çiftlerden biri, ya da her ikisi evliyse, eşlerle evde olan huzursuzluğun verime etkisi ve  aldatılan eşin iş yerinde çıkarması olası rezalet de artı risk sayılıyor.   Niçin iş yeri? İş yeri ilişkilerinin çeşitli nedenleri vardır.Devamı…

08Haz/14

ÇOCUKLAR YAZA HAZIR MI?

    Okullar kapanıyor.Uzun bir tatil öğrencileri ve tabi aileleri bekliyor. Bazı aileler tüm yaz boyu çocukları ne yapacaklarını düşünmeye başladı. Yaz okulu seçenekleri ve bütçeler gözden geçiriliyor. Kimi aileler aile büyüklerine güveniyor. Çocuklara sorduğum zaman en çok aldığım yanıtları sıralarsam; Tatile gideceğim, hiç ve bilmiyorum. Bu yanıtların hepsinde ortak nokta plansızlık. Tatil uzun bir okul sürecinin sonunda dinleme süresidir. Ancak bizim sistemimizde oldukça uzun bir yaz tatili var. Dinlenmek için bile uzun bir süre. Okullar açıldığı zaman çoğu kez düzenin bozulmuş olduğu, çocukların uyku saatlerinin değiştiğini, alışkanlıklarının kaybolduğunu, okuldan uzaklaşıldığını görmenin nedeni plansızlıktır. Okula gider gibi düzenin sürmesi gereken şeyler,Devamı…