Bugün bir
rüyam var benim.
Martin Luther King. Jr.


 

Düş görmek, uyurken yaşanan bir olaydır.
Garipsenmediği gibi merak edilir ve yorumlanmaya çalışılır. Oysa uyanıkken düş
kurmak, hayal etmek, fantaziler oluşturmak pek doğru karşılanmaz. İnsanı
olumsuza götüreceği, gerçekten koparacağı düşünülür. Gerçekten öyle midir?
Gerçek yaşamın baskısından kurtulmak istediğimizde, bilincimizde oluşturduğumuz
bu değişiklik neler kazandırır, neler kaybettirir?

Hayal ettiğin müddetçe yaşarsın

Böyle denmesine karşın, fazla hayal dünyasına
dalanlara pek de iyi gözle bakılmaz. Yine de hangimiz sıkıcı bir toplantının
ortasındayken, deniz kenarında arkadaşlarımızla eğlendiğimizin düşünmek
istemez. İstemediğimiz bir yerdeyken, ya da hoşlanmadığımız bir işi yaparken
kuracağınız hayallerle oradan uzaklaşabilirsiniz. Bu uzaklaşma size nefes alma
zamanı tanıyabilir. Önemli olan zamanında geri dönüp, işinizi
tamamlayabilmektir. Eğer daldığınız rüya size güç kattıysa sorun yoktur.Ama bir
türlü geri dönemiyorsanız gerçekten rüyadasınız demektir.  Herşeyi size ait olan, sizin yarattığınız ve
sizin oynadığınız bir düş dünyasında…

Düş kurmak yararlı mıdır?

Düş kurmanın bir yararı var mıdır? Bu konuda
görüşler farklı. İntenette biraz gezinirseniz düş kurmayı öneren başarı
siteleri bulabilirsiniz. Oralarda, başarının ilk adımının düşleyebilmek, hayal
edebilmek olduğu söyleniyor. Yaratmak için fantaziye, hayal dünyasına ve düş
kurmaya gerek vardır. Bunlara sahip olamayan birinin rol yapmasını ve başarılı
bir aktör olmasını bekleyebilr misiniz? Romanlar çoğunlukla gerçekleri
yansıtmaz. Bir romanı kurgulayabilmeniz için bilişsel ve yaratıcı becerileriniz
olmalıdır. Yani düş kurarbilmeniz gerekir. Birileri hayal edemeseydi hangi
mucizevi icad bugünümüzü kolaylaştırırdı?Telefon edebilmek, televizyon
seyredebilmek, bir makinede çamaşırları yıkayabilmek ve hatta uzay yolculuk
edebilmek…İşte bu anda  gerçekle
yüzyüze gelme zamanıdır. Çünkü sadece hayal etmek ve düş kurmak yaratmak için
yeterli değildir. Hayal ettikten, düşledikten sonra gerçek dünyaya dönüp,
çalışmak gerek. Emek harcanarak,üretilemeyen düşler, düş olarak kalmaya
mahkumdur.Ve gerçeğe dönüştüremediğiniz düşleriniz sadece sizi dünyadan kopuk
ve başarısız olma yoluna götürür. Büyük davalar için düşleyebilmek gerekir. Martin
Luther King hepimizin bildiği konuşmasına şöyle başlamıştı: “Bir hayalim var..”
Evet, liderlerin de hayallere ihtiyaçları var, gerçekten inandıkları ve
istedikleri hayallere.Bu hayaller bazen King’in hayalleri gibi iyileğe,
güzelliğe, barışa yönelik olur, bazen diktatörlerin hayalleri gibi
soykırımlara, işkencelere, ölümlere..Ve onların düşleri, diğer insanların
kabusları haline gelebilir.Bazen ise kabus olan durum, içinde yaşanan  gerçektir ve düş kurmak hayatta kalmanızı
sağlar. İşkencede, savaşta travmaların etkisini azaltıp, yaşamı sürdürmeyi
sağlayan düş kurabilmektir. Yani bazen yaşamdan uzaklaştıran düşler, bazen
sizin yaşama tutunma yolunuz  olabilir.

Hadi Düş kuralım!

Hepimizin düşleri vardır.Düşlerimiz
kişiliğimizden bağımsız olamaz çoğu kez. Kaygılıysak düşlerimizde kaygılıdır.
Yaşam amacımız başarıysa, düşlerimiz elde edilemez başarılar getirir ve o
başarılarla birlikte başarısızlık korkusunu, endişesini. Kimimiz düş
kurucuyuzdur.Tüm yaşamımız önce düşlerde yaratırız. Düşler bize sadece mutluluk
getirir, diğerlerini düş dünyamıza asla sokmayız.Hadi düş kuralım. Başarılı
olduğumuzu, önemli yerlere geldiğimiz, para kazandığımızı. Hoş değil mi? Şimdi
başka düşlere geçelim.Aşık olduğumuzu, onun da bizi çok sevdiğini, mutlu
olduğumuzu..İkisinin birlikte olması daha hoş olurdu. Gelin büyütelim
düşlerimizi; sokaklarda kimsesiz çocuk kalmadığını, ekonomik sıkıntının
anlamının bilinmediği bir dünyada yaşadığımızı, savaş, terör gibi kavramları
yok ettiğimizi düşleyelim. Düşlerimizi, hayallerimizi büyütelim. Büyük ve
anlamlı fantaziler yaratalım. Ama çoğu kez yaptığımız gibi yarattığımız düşlere
inanıp, hayal dünyasında yaşamayalım. Mutluluğumuzu, geleceğimizi sadece
düşlemeye bırakmayalım. Çünkü yaşadığımız dünya, düşlediğimizden çok
farklı.Kendimize ilişkin düşlerimiz gibi onlarda bizim elimizde.
Gerçekleştirmek için düşleyerek başlasakta, yaratmak için çalışmalıyız, yoksa
onların için de yaşamınızın gerçeğini kaybedersiniz.  Yine de düşlerin ardına düşmek gerek, düşmek
gerek ki iyi düşler gerçeğe, biz de düşlerimize kavuşabilelim.

 

 

 Prof.Dr. Bengi Semerci

Facebooktwittergoogle_pluslinkedinmail
rssyoutubeinstagram