İş yerinizde bir şeyler oluyor. Kimse sizinle konuşmuyor. Sorduğunuz sorulara yanıt vermiyorlar. Konuşmalara katılmaya çalışıyorsunuz, siz yokmuşsunuz gibi devam ediyorlar. Sizinle konuşmak isteyen engelleniyor. Ya da siz konuşmaya başladığınızda sözünüz kesiliyor, azarlanıyorsunuz, söylediklerinizle alay ediliyor.Aşağlanıyor, eleştiriliyorsunuz,küçümseniyorsunuz. Arkanızdan konuşuluyor. Dedikodu yapılıyor.Hakkınızda söyletinler çıkarılıyor. Sözel, fiziksel ya da cinsel tacize uğruyorsunuz. Bunların hiç biri yapılmıyor olabilir. Ama size iş uygun iş vermiyorlar. Verdikleri işler aşağlayıcı ya da değerinizin altında işler, yeteneğinizi göstermenizi engelliyorlar. Sizi beceriksiz durumuna düşürüyorlar. İşinizi yapamamanız için her türlü engel hazırlanıyor. Zarar görmeniz için herşey yapılıyor. Maddi, manevi zararın yanı sıra sağlığınız etkileniyor ve bu bilerek yapılıyor. İş yerinizde bu tür davranışlara maruz kalıyorsanız, bunlar bir kaç seferlik değil sistemli bir şekilde ve uuzun süreli oluyorsa iş yerinizde mobbingden söz etmenin zamanı gelmiş gelmiş demekdir.
“MOBBİNG, BULLYİNG;ZORBALIK,YILDIRMA” ADI NE OLURSA OLSUN SORUN VE SUÇ
İngilizce mobbing ve bullying sözcükleri kimi zaman dilimizde kullanılsa da, yerlerine Türkçe karşılık arama çabaları sona ermedi. Mobbing karşılığı olarak yıldırma, bullying karşılığı olarak da zorbalık artık benimsenmiş görünüyor. Mobbing kelimesinin bir iş yeri sağlığı kavramı olarak gündeme girmesi aslında çok eski değil. 1980 lerde H.Leymann tarafından bir iş yeri terimi olarak tanımlanmış ve ilk kez İsveç’de olmak üzere bir çok ülkenin iş yeri kanunlarında yer almaya başlayarak yasallık kazanmışdır. Mobbing “Bir ya da bir kaç çalışanın hedef seçildiği ve hedefin çaresiz bırakılarak iş yerinden ayrılmaya zorlandığı düşmanca tutum ve davranışlar” olarak tanımlanmaktadır. Yapılan tüm çalışmalar dünyada çok yaygın olduğunu göstermektedir. Türkiye için rakam vermek zordur. Bizim gündemimize kavram olarak gireli çok olmasa da, adı konulmamış olsa da, özellikle bazı iş kollarında azımsanmayacak oranda olduğu yadsınmayacak bir gerçedir.
ZORBA KİM? HEDEF KİM?
Kimse her zaman zorba ya da her zaman hedef olmaz. Ama ne oluyor da bir iş yerinde bir insan birini hedef olarak seçip zorba haline gelebiliyor ve diğeri de birden hedef oluyor? Çünkü bir çalışana zorbalık yapan bir yöneticinin ya da iş arkadaşının diğer çalışanlara,iş arkadaşlarına karşı çok farklı hatta destekleyici olduğu sıklıkla gözlenir. Bu nedenle mobbing yaptığı söylendiğinde hatta şahit olunduğunda çoğu kez inanılmakda zorluk çekilebilir. Belki olayı anlamak için mobbing yapan kişinin içindeki zorbayı ortaya çıkaran ve hedefi seçtiren duyguları çözmeye çalılmakla başlamak gerekir. Mobbing uygulayan kişilerin özellikleri birbirine benziyor. Kendi kurallarının geçerli olmasını isteyen, ön yargılı, kendini önemseyen ve önemseme ihtiyacı duyan kişlik özellikleri iş yerinde mobbing uygulamak için yatkınlık gösteriyor. Önemsenme ve güçlü hissetme ihtiyaçlarını gidermek için başkalarını ezme ve aşağlama ihtiyacı bir yandan, kendilerini sorgulayan, eleştiren kişilere tahammülsüzlükleri bir yandan onları zorbalığa iter. Ayrıca onlara kendisini yetersiz hissettirecek, başarısız hissettirecek bir çalışanı taciz etmek ve aşağı çekmek kendi ihtiyacı olan iyi hissetmeyi sağlamaya yarayacakdır. Kendi kendine girdiği bu güç savaşı gittikçe tacize dönüşmeye başlar. Karşı tarafa yerini göstermek, aslında ne kadar önemsiz ve değersiz olduğunu fark ettirmek amaç olmuşdur. Tacize uğrayan kişinin göztereceği direnç tacizcinin hislerini güçlendirir ve mobbing dozu artar. Çoğunlukla mobbing uygulayan iş yereinde daha üst düzeyde olduğu için gücünü kullanması zor olmaz. Karşısındakini ezdikçe gücünün arttığını hissden zorba kendini daha iyi hisseder.
Herkes hedef olabilir gibi gelse de herkes mobbing hedefi olmaz. Hedef olarak seçilmek için bazı özellikler gerekir. Daha çok hakkını arayamayan,zorlanan, itiraz edemeyen kişiler hedef olmaya yakındır. Çatışmalar onlara göre değildir. Gerginliklerden,kavgadan kaçınırlar. Bu nedenle üstlerine gelindiğinde açık olarak itiraz etmez, kavgaya girmez en fazla pasif direniş gösterirler. Pasif agresif direniş karşı tarafı kamçılar, mobbing dozunu arttırır. Diğer yandan hak aramakda zorluk çekmeleri, kendilerini, duygularını ve durumlarını ifade edememeleri durumu daha da zorlaştırır. Hedef olan bir başka grup ise herkes tarafından sevilmek, beğenilmek, övülmek, göze girmek isteyen kişilerdir. Üstlerin gözüne girmeye çalışırken bir anda dikkat çeker, tehlike olarak belirir ve hedef olurlar. Onların göze girerek ilerleme hırsları, yeterliliği tehdit edilecek endişesi taşıyan mobbingci için hedef olur. Böyle durumda narsisistik mobbingcinin ile kifayetsiz narsistiğe tacizinden bahsedebiliriz. Bu özellikleri taşısınlar taşımasınlar kadınlar her zaman, her ülkede mobbingciler için çoğunlukla hedefdir. Ve sadece erkek zorbalar değil, kadın zorbalar için de kadınlar hedef olarak seçilmekden malesef kurtulamazlar.
MOBBİNGLE MÜCADELE
Bir çok ülke mobbing için yasal önlemler aldı. Bizim de artık mobbing ile ilgili iş kanunumuzda bazı düzenlemelerimiz var. Ama çözüm sadece yasal süreçlerle olmuyor. Mobbingle mücadelede iş yerine ve kişilere görevler düşüyor. Kişisel olarak mobbing konusunda bilgi sahibi olmak ilk adım olmalıdır. Eğer iş yerinde sistematik ve sürekli olarak size karşı oluşturulan bir rahatsızlık varsa suskun kalmamak, başkaları ile paylaşmak, üst makamlara bilgi vermek, iş konusundaki istekleri ve değerlendirmeleri yazılı isteyerek belgelendirmek gerekir. Hayır demeyi, rahatsızlık hissedilen durumlarda itiraz etmeyi öğrenmek, kendinizi geliştirmek, bunları yapabilmek ve tacizle mücadele için gerekirse psikolojik destek alamk yardımcı olacakdır. Kurum içi denetimler, yönetimlerin şeffaf olması ve değerlendirmelerin çift taraflı yapılması, kurumsal yapının işlemsinde nesnel ölçütlerin uygulanması kurumlarda mobbing uygulamalarını kontrol etmede yararlı olur. Yasalara göre kurum mobbing yapıldığında, mobbing uygulayan kişi gibi sorumlu tutulmaktadır.
Herkes daha çocukken öğrenmelidir ki, bir başkasını ezerek yükselmenin sürekliliği olmadığı gibi, sağlayacağı “Kendini iyi hissetme” hali gerçekçi olmadığından hiç bir zaman yetmeyecekdir. O nedenle bir mobbingci iyilik halini sürdürebilmek için hep yeni hedef bulmak zorunda kalacakdır. Oysa unutulmamalıdır ki, en temelde sahip olabileceğiniz ilk ve en önemli ilişki kendinizledir. Diğer tüm ilişkiler bunu takip eder. Kendinizle ilişkiniz iyi değilse, başkalarıyla ilişkiniz iyi olamaz ve başkalarıyla olan ilişkiniz kendinizle olan ilişkinizden daha iyi olamaz.

Prof. Dr. Bengi Semerci

Facebooktwittergoogle_pluslinkedinmail
rssyoutubeinstagram