Ülkemizin bulunduğu bölge ve komşu olduğumuz
ülkelerin çoğunda süregelen iç savaşlar nedeni ile ekim ayında yine terör
olgusunu yaşamaya başladık. Terör aslında çokda alışık olmadığımız bir olgu
değil. Ama şimdi tüm dünyada, ürkütücü bir olgu çıktı: Kurbanın belli olmadığı,
keyfi seçildiği bir terör. Yani bizi de hedef alabilecek, nerede ve ne zaman
olacağı belli olmayan bir şiddet. Bu  tür
terör eyleminin yoğun korku yarattığı, bu korkunun toplumları otariteyle
çatışmaya ve geleceğe ilişkin umutsuzluğa düşürdüğünü bilenlerin, bu bilgi
nedeniyle amaçlı  yarattığı şiddet
eylemi. Terör bir anlamda yaratıcı kötülüktür ve teröristi yaratır.
Araştırmalar insanların kötülüğe çok çabuk yönlendirilebileceğini
göstermektedir. Terörist terörü, terör korku ve öfkeyi, bunlar da saldırganlığı
ve başka türlü bir terörü yaratır. Terör eyleminin amacı herhangi bir yer ve
zamanda saldırma yeteneklerini göstererek moral bozukluğunu bir araç ve hedef
olarak kullanmaktır. Kurbanlar gerçek hedef değildir. Keyfi seçilen kurban tüm
toplumu potansiyel kurban haline getirir. Nerede ve ne zaman olacağına ilişkin
belirsizlik, yıkıcı bir etki yaratır. Savunma yeteneğinin aniden kaybolması ve
kaçış yollarının  tutulmuş olması umutsuzluk
yaratır. Özellikle yaygınlaşan sosyal medya bilerek ve bilmeyerek insanların bu
korkusunu körüklemekde ve terörün amacına hizmet etmektedir. Evden
çıkılmamasını, çok “emin kaynaktan” olduğu söylenerek toplu taşıma araçlarının
kullanılmamasını her türlü iletişim kaynağını kullanarak yayanların bir
kısmının amacı zaten budur. Diğerleri ise iyi niyetli olarak onların bu kötü
amaçlarına hizmet etmekte, insanların korkularını körükleyerek kötülüğün
yapabildiklerini daha fazla göstermeye aracı olmaktadır.Bu tür gerçekte kaynağı
“emin” olmayan bilgiler terörizmi kitlelerin beyninde devamlı ve kalıcı bir
tehdide dönüştürür. Eylemle birlikte yapılan analizler, geçmiş baı şüpheli
analizlerin gündeme gelmesi gibi medyatik terörizm açıklamaları “sosyolojik
olarak açıklanabilir” kisvesi ile bağışlanabilir hale getirip, terörizmi temize
çıkarabilir.Yorumlar ve olaylar otoritenin suçlanması, çaresiz ve beceriksiz
gösterilmesi sonucunu oluşturur. Bu durum otoriteye düşmanca tutum yaratır ki
terörizmin en önemli amacı desteklenmiş ve gerçekleştirilmiş olur.

 

Terörizm ile aktif olarak başa çıkabilmenin
en basit yöntemi bazı savunma ve önlem yollarının halka öğretilmesidir. Terörizmin
dolaylı bir strateji olarak görülebileceğini söyleyen Fromkin bir saptamada
bulunmuştur: “Bu stratejide, kayıp ve kazanç terimleri sadece sizin
teröristlere verdiğiniz karşılıklara göre belirlenir……Terörizm, sadece siz
ona, teröristlerin sizlerden beklediği karşılığı verirseniz kazanır.Bunun
anlamı şudur: TERÖRİZMİN KADERİ SİZİN ELLERİNİZDEDİR, TERÖRİSTLERİN DEĞİL” Hadi
gelin onların beklediği karşılığı vermeyelim teröristlere, korunalım, tedbir
alalım, başa çıkmayı öğrenelim, gerekirse yardım alalım ama onlara inat,insan
olmaktan, kardeşlikten, aşktan, yaşama sevgisinden ve bağlılıktan
bahsedelim.Korkunun ancak gerçeklerle ve tedbirle geçeceğini unutmayalım ve  kaderimizi onların
ellerine bırakmayalım.

Prof. Dr. Bengi Semerci

Facebooktwittergoogle_pluslinkedinmail
rssyoutubeinstagram