Günümüzde iş yaşamında en sık kullanılan kavramların başında yönetici değil, lider olunması gerekliliğidir. Peki yönetici olmakla , lider olmak arasında ne fark vardır? Lider nedir ve bir liderin ekibiyle iletişimi nasıl olmalıdır? Aslında klasik yönetici kavramıyla lider kavramı arasındaki en önemli fark iletişim şeklidir. Lider iletişime açık, süreci sadece yöneten değil, sürecin içinde yer alarak insanları harekete geçirebilen kişidir. Liderler de işe yönelik liderler ve iş görene yönelik liderler olarak ayrıştırılmaktadır. En iyi lider ise, davranış biçimini koşullara, gruba ve kişisel özelliklerine uydurabilen liderdir. İletişimde önemli olan şey, konuşmaktan önce dinleyebilmektir. Dinlemeyi becerebilen lider, karşısındaki tanımayı ve anlamayı başarabilir. Dinlemekten sonraki adım, isteklerinizi ve beklentilerinizi doğru ifade edebilmektir. Eğer karşınızdakini dinlediyseniz ona nasıl aktarmanızın ve ne aktarmanızın gerektiğini biliyorsunuz demektir. Bu bilgiyi düzgün cümlelerle beklentilerinizi aktarmak için kullanırsanız iletişim sağlıklı olacaktır. İletişimin sağlıklı olduğunu test emenin en kesin yolu alınan sonuçtur. Çünkü doğru iletişim, doğru eyleme dönüşecek ve beklenen sonucu yaratacaktır. İletişimde verilen mesajın doğruluğu ve anlaşılıp anlaşılmadığı gelen geri bildirimle anlaşılır. Olumsuz geri bildirimde ilk düşünülmesi gereken, karşı tarafın mesajı anlayamadığı değil, liderin mesajı doğru ve uygun verip veremediği olmalıdır.


Bir kişinin lider olabilmesi için kendi kişisel özelliklerinin dışında, onun peşinden gidecek insanlara gereksinimi vardır. Bunu sağlayabilmesi için insanların onu tanıması, anlaması, yapabileceklerini bilmesi ve güvenmesi gerekir. Lider çevresindekilerle iletişim kurarak, kendini ve fikirlerini insanlara anlatarak kendini tanıtabilir ve kabul ettirebilir. Aynı zamanda lider çevresinde olan kişilerin özelliklerini ve yapılanları bilmesi onu klasik yöneticiden ayırır. Liderin bunu başarabilmesi için onlarla iletişimde olması, onları desteklemesi, fırsat vermesi gerekir. Bir lideri iyi lider yapan özelliklerin biri yakınlarında onlara inanan, çoşkulu, ilerleyebilecek kişiler olmasıdır. Bir çok yönetici bu özellikleri taşıyan kişilerle iletişim kurmaktan çekinir, uzak durur, böylece kendini koruduğunu düşünür. Oysa iletişim kurması ve onları desteklemesi, yöneticiyi güvenilen, saygı duyulan bir lider yapar. İletişim tek taraflı kurulamaz. Bu nedenle lider birlikte çalıştığı kişilere sadece görüşlerini ve isteklerini sunan değil, ayrıca duygularını ve isteklerini de paylaşan ve onları da dinleyen kişidir.


 


Lider olmak isteyen kişinin bu ilişkileri kurabilmesi ve sağlıklı iletişimi kurabilmeleri için bazı kurallara dikkat etmesi gerekir. Özellikle hataların belirtilmesi ve eleştirilmesi sırasında kullanılacak dil önemlidir. Hataları belirtirken, düzeltilebileceğini de vurgulamak insanları cesaretlendirir. Hataları direkt belirtmek yerine dolaylı anlatmak, kendi hatalarından bahsetmek lideri güçlendirir. Ayrıca yapılanların takip edilmesi ve taktir edilmesi, kişilerin önerileri dikkate almasına ve istenilenleri mutlu olarak yerine getirmesine yol açar. Bildiklerinizi direkt emirler şeklinde aktarmak yerine, diğerlerinin bilgilerini dinlemek takım çalışması ve iletişim için önemlidir.


 


Empati yapabilmek lider için önemli bir özellikdir.Kendinizi karşınızdakinin yerine koyabilmek, onun duygu ve düşüncelerini onun gibi hissedebilmek lidere üstünlük kazandırır. Çünkü empati yapabilme yeteneği ilişkiyi sağlar. İlişki karşınızdakinin duygularını, ilgilerini, düşüncelerini anlayıp doğru tepki vermenizi sağlar. Empati yapmayı becerebilenler iyi takım oyuncularıdır.empati yapmayı becerebilen lider ise, iyi takım kaptanı olur.


 


Liderin kabul görebilmesi için kendi gibi davranması ve kendine güven duyması gerekir.  Olumlu bir izlenim, kendine güven, doğal bir koruma yaratacak ve başkalarının liderden ilham almasını sağlayacaktır. Bir liderin işteki rolü de, kişiliğinin doğal bir uzantısı olmalıdır. Eğer işteki rolü kişiliğini yansıtmıyorsa, ya lider değildir ve ona sunulan bir rolü oynamaya çalışıyordur ya da kendisine ters düşen bir sistem için çalışıyordur.Gerçek liderle kendi kişiliklerine ve temel kurallarına karşı şeyler yapmazlar. İletişimlerini ve eylemlerini kendi kişilik özelliklerini koruyarak gerçekleştiriler.Bunu yapmıyor ve iletişimleri, eylemleri kişiliklerini yansıtmayan, öğretiler üzerine kurgulanmışsa sorun olduğunda oyun biter ve kriz çıkar.


Lider, şirketin alt ve üst kademelerini iyi tanımak zorundadır. İyi tanımak, araşrırmak ve iletişimi sağlıklı yapmaktan geçer. Bunu becerebildiğinde insanlarla çalışması ve doğru politikaları oluşturması kolaylaşır. Çünkü sadece yönetici değil, lider olabilmenin önemli şartlarından biri organizasyon yapabilmektir. Organizasyon yapabilmek için oyunun içindeki herkes kadar, oyunun yani şirketin dışındaki gerekli yerlerle de iletişim kurabilmeyi gerektirir. Tüm bunlarının yanısıra görsel ve yazılı iletişim materyallerini takip etmek,iyi değerlendirebilimek ve gerekli olanları seçmek liderin iletişimi doğru kullanma ve organizasyon yeteneğini gösterir.


Bir liderin verdiği sözden daha önemli birşey yoktur; o yüzden verdiği sözleri yerine getirmesi çok önemlidir. Durumları çok iyi değerlendirmeli ve pozisyonunu netleştirmesi gerekir. Güvenilmez bir lidere kimse saygı duymaz ve onun için risk almaz. Bu fikrini hiçbir zaman değiştiremeyeceği anlamına gelmez. Yalnızca bu değişimi çok iyi değerlendirmeli ve yakınındakileri bundan haberdar etmelidir ki şaşırmasınlar ve kararını anlasınlar. Lider, kendi değerlerinize önem veren ve  düşüncelerinin doğruluğundan şüphe etmeyen kişidir..


Liderin unutmaması gereken şeylerden biri, onların iş yaşamı dışında da bir yaşamları olduğudur. Onları tanımak, gereksinilerini ve değerlerini bilmek lidere güç kazandırır. İşi geliştirebilemek için çalışanların güçlü ve güçsüz yönlerini öğrenmek ve geliştirmeleri için fırsatlar tanımak şarttır. Bunu sağlayabilmek için iş dışı yaşamaları hakkında da bilgi sahibi olmak gerekir.  Tüm bunları başarmanın temelinde ise bu etkileşimi çalışan oldukları için değil, birer birey oldukları için yapmak ve bunu onlara hissettirebilmek yatar.


 


Şimdi kendimize dönelim ve yönetici olarak bu özelliklerin ne kadarına sahibiz bir gözden geçirelim. Bu gözden geçirme sonrasında, “evet, iyi bir liderim” deme şansımız kadar, “aman Tanrım, bir diktatörmüşüm” deme şansımızda var. Tabi  kabulü zor olsa da “yetersiz ve başarısızmışım, bir lider olamamış, sadece verilen yöneten görevini yapmaya çalışmışım” cümlelerinin çıkma olasılığını da unutmamak gerekir.



 


KADIN YÖNETİCİLER


 


Erkek yöneticiler olumlu bakmasa da, kadın yöneticiler işlerini erkekler kadar iyi yapmaktadır. Hatta alt kademeler, kadın liderle çalışmayı yeğlemektedir. Yapılan değerlendirmeler daha otoriter ve emredici erkek yöneticilere karşın, kadın yöneticilerin daha demokratik,işbirliğine ve danışmaya açık olduklarını göstermektedir. Bu farklılık erkek ve kadın beyninin farklı işleyişinden kaynaklanmaktadır. Kadın ve erkek beyni arasındaki farkları tartışmayı bir başka yazıya bırakıp, erkek gibi otoriter ve emredici davranan kadın yöneticilerin kabul görmediğini vurgulayalım.


 


ÇALIŞANLAR İŞLERİNİ DEĞİL, PATRONLARINI BIRAKIR


 


Yapılan çalışmalar patronla ilişkinin, eşle ilişki kadar önemli olduğunu göstermiş. Hatta iyi iş arkadaşı ve iyi mevki önem sırasında patron ilişkisinden sonra gelmektedir. İşverenle ilişki fiziksel sağlığı bile etkilemektedir. Patronla kurulan kötü ilişki iş bırakma nedenlerinin başında gelmektedir. Patronun mutsuz olduğu durumlarda, olumsuzluk ve güvensizlik ortama yayılmaktadır. Oysa mutlu ve üretken patronlarla çalışanlar,iş ve özel yaşamlarında mutlu ve üretken olmaktadır. Bu nedenle çalışan kişiler patronlarının duygu durumunu yakından takip etmelidir. Patronun neye değer verdiğini, işle ilgili hayallarini, beklentilerini, sevdiklerini bulmak onu daha iyi tanımaya ve ilişki kurmaya yarayacaktır. Eğer buna rağmen ilişki olmuyorsa, araştırma sonuçları açıktır: “Kötü bir patron için değmez!”


 Prof.Dr.Bengi Semerci

Facebooktwittergoogle_pluslinkedinmail
rssyoutubeinstagram