Türkiye’de eğitim sistemindeki değişiklikler aslında pek de haber niteliği taşımıyor. Hatta son 5 yıl içerisinde, “eğitim sitemimizden duyduğumuz memnuniyetle hiçbir değişiklik yapmadan mevcut sistemin geliştirildiği”ne ilişkin bir haber görmek, daha sarsıcı olabilirdi.


 


Bizim ilkokulda okuduğumuz yıllarda, üst sınıflardaki abi ve ablalarımızın kitaplarını kullanabildiğimizi,  onların derslerimize yardım ettiğini anımsıyorum. Şimdi okuma-yazma / çarpma-bölmeyi her kardeş farklı bir sistemle öğrendiği için, kimsenin kimseye hayrı dokunamıyor. 


 


Hele de bu yıl okula yeni başlayacak olan 5 yaş grubuna kimin hayrının dokunacağı benim için ayrı bir merak konusu. 0-6 yaş insan hayatının en kritik yaş dönemlerindendir. Yıllardır eğitime başlamak için 6’nın çok geç olduğunu söylememiz de bundan. Bu yaş dönemleri öylesine önemlidir ki, bir yetişkinin hayatında 1 yıllık süreçle yaşadığı şeylerin yarattığı etkiyi, bu yaş grubunda 1 ay yaratabilir. Bu yüzden de, 5 yaş 2 aylık bir çocukla 5 yaş 4 aylık bir çocuk arasında belirgin gelişimsel farklılıklar olabilir. Bu çocuklar çizdikleri bir insan resminden iki nesne arasındaki benzerliği bulabilmeye, kaba motor kasların dengesinden düğme iliklemedeki yeteneklerine kadar değişim gösterebilirler. Öte yandan 6 yaşı geçmiş çocuklar arasında bu aylık farklılıklar çok daha azdır. Çünkü gelişim 6 yaştan sonra aynı hızla devam etmez.


 


Bu yaş gruplarına eğitim veren kişilerin de bu gelişimsel farklılıkları biliyor ve buna göre bir donanımla önce kendilerini sonra çocukları eğitiyor olmaları çok çok önemlidir. Bu durumda, benim en çok merak ettiğim, bugüne kadar 6 yaş ve üzerindeki çocuklarla eğitim ve öğretime başlayan eğitimcilerimize yeni sistemimizin 5 yaş grubunu tanımak ve ele almak ile ilgili olarak nasıl destek vereceği. Sınıf içerisindeki farklılıkların nasıl gözetileceği… Her 5 yılda bir 6 yaş grubuyla eğitim öğretime yeniden başlayan deneyimli sınıf öğretmenlerinin yeni karşılaştıkları yaş grubuna nasıl uyum gösterecekleri…


 


Öğrenmenin yaşı yok… Hepimiz sistemi sil baştan öğrenmek için okulların açılmasına hazır mıyız?


 


Uzm. Psk. Derya Gülterler


Klinik Psikolog


 

Facebooktwittergoogle_pluslinkedinmail
rssyoutubeinstagram