Bugün elimde muhteşem bir testim olsa ve size aslında futbol oynamak konusunda dünyadaki sayılı yeteneklerden biri olabileceğinizi, harika piyano çalabileceğinizi ya da ip üstünde parendeler atabileceğinizi söyleyebilsem; bırakıp bunca yıldır yaptığınız işleri, başbaşka bir alana yönelebilir miydiniz acaba?


 


Tuhaf ama ailelerin böyle beklentileri var. Bizim çocuğun hangi alanda yetenekli olduğunu bulun ve bana söyleyin ki şimdiden oraya yönlendirelim diyebiliyorlar. Çünkü başarılı olmanın özel yetenklere sahip olmak ve diğerlerini geride bırababikmekle mümkün olabileceğine inanıyorlar. Bununla birlikte çocuklarının başarılı olmasını hemen her şey üzerinde tutabiliyorlar.


 


Bir yetenekle öne çıkan başarılı insanların yaşam hikayelerini okuduğumuzda, aslında o yeteneğinin ortaya çıkmasını sağlayacak doğal özelliklerinin herkes tarafından son derece görünür olduğunu biliyoruz. Yani, eğlence programları sunan başarılı bir sunucunun, çocukluğunda içine kapanık ve kimsenin yanına çekingenliğinden çıkamayan bir öyküsü olması pek rastlanır değil. Kitap okuyup, sohbet ederek vaktini geçirmekten hoşlanan birinin eğer keşfedilseymiş ünlü bir futbolcu olacağını bekleyemezsiniz. Benzer alanlarda ünlenmiş kişilerin birbirlerine çok benzer keyif alanları ve buna bağlı tercihleri olur.


 


Yetenek ancak, o konudaki merak ve çalışma isteği ile birlikte anlam ifade etmeye başlar. Hiç ilgilenmediği halde çocukluğundan beri bir müzik aletini çalmak konusunda zorlanmış çocuklar, bu konuda yetenekleri açıkça görülse bile kendi tercihlerine bırakıldığı ilk anda onca yıllık çalışmayı ellerinin tersi ile itebilir. Bunun en tipik örneğini Amy Chua’nın “Kaplan Annenin Zafer Marşı” isimli kendi kızlarıyla yaşam öyküsünü paylaştığı kitabında görürüz. Öte yandan yetenek testlerinin neticesinde çocukların çok da başarılı görülmediği alanlardaki ilgi ve emeklerinin, kendi yarattıkları özgün tarzla öne çıkan isimler haline gelmelerini sağlayabilir. Dinlediğiniz sanatçıları, okuduğunuz yazarları, izlediğiniz filmleri düşünün. Gerçekten her birinde çok yetenkli insanların izleri mi var? Kişileri başarıya götüren, muhteşem seslerinin, inanılmaz oyunculuk kabiliyetlerinin olması mı? Madonna gerçekten dünyadaki en iyi ses mi? Ya da en yetenekli ressamın Picasso olduğunu söyleyebilir miyiz? Hele hele ilk gençlik resimlerin bakarak…


 


Mühim olan insanın tükenmek bilmez bir ilgiyle yaptığı şeye sarılabilmesi aslında. Hem kendiniz hem de yakınlarınız için yapabileceğiniz en büyük iyilik, yapmaktan keyif aldığınız şeyleri sürdürmeye devam edebileceğiniz desteği sağlamak. Eğer insan, bir konuyla ilgileniyor ve onunla ilgili şeyler yapmaktan zevk alıyorsa çalışmayı bir ömür sürdürebilir. Yeni şeyler üretmeye olan hevesi, hatalar yaptıkça yeniden başlamaya yönelik heyecanı geri kalan her şeyden çok daha fazla olabilir. Eninde sonunda başarıya götürecek olan da bitmek bilmeyen deneme halledir.


 


Uzm. Psk. Derya Gülterler


Klinik Psikolog

Facebooktwittergoogle_pluslinkedinmail
rssyoutubeinstagram