Yapılan işde başarılı olmanın, çalışanlarının başarısı ile ilerleyen bir iş yeri olmanın gerekleri ve kuralları vardır. Ama hem birey, hem de bireyin çalışacağı iş kolu için başarının başlangıç adımı meslek seçimidir. Meslek seçimine okunacak üniversiteyi seçmekle başlanır. Ama gerçekte ne okunan üniversite insanı meslek sahibi yapar, ne de seçilen meslek her zaman okunan dal ile bağlantılı olur. Bu kararları vermek kolay mı?

Üniversite seçimi ergenlik döneminde yapılır. Bu dönemdeki en önemli gelişimlerden biridir. Ancak, genellikle ergen kendi yapmak istedikleri ile ailesi ve toplumun kuralları arasında bocalar. Kimlik arayışının bir parçası olan meslek seçimi çok önemlidir. Çünkü kimlik oluşumunun tamamlanmasında mesleki kimlik önemli bir parçadır. Toplum içinde meslek sahibi olmak kişinin kendilik değerini ve kendine güvenini arttırır. Meslek sahibi olmak, kişiyi yaşamda yapacak şeyleri olduğu ve toplumsal sisteme bağlandığı hissi yaratır. Meslek sahibi olamamak ya da iyi gitmeyen iş ise, öz güveni zedeleyerek, diğer gelişim alanlarını da olumsuz etkiler. Genel olarak henüz ergenliğin tamamlanmadığı bir dönemde olan seçim, çeveredeki insanların söylediklerine bakarak yapılmaktadır. Çoğunlukla, hangi meslekten hoşlanacakları ya da hangi mesleğin kendilerine uygun olduğu hakkında bilgileri yoktur. Bu meslek için alacakları eğitimin içeriğinden ve mezun olduktan sonra ne iş yapacaklarından ya da iş olanaklarından da çoğu kez haberdar değillerdir.

Çocuklar, ergenlik döneminden önce, süpermen gibi ilginç gelen meslekleri seçeceklerini söylerler. Okul döneminde bilişsel gelişimle birlikte çoğunlukla örnek aldıkları kişilerin mesleklerine yönelirler (öğretmen, anne, baba ya da doktor gibi). Ergenlikle birlikte keşfetmeye başladıkları kendileriyle uyumlu meslekleri düşünmeye başlarlar.Ergenliğin sonuna doğru kalıcı meslek seçmeleri gerekir. Ama bu dönemde seçilen meslek, yaşamın sonuna kadar geçerli olmayabilir. Yaş arttıkça, iş ve yaşam deneyimleriile birlikte yeni seçimler olabilir.

Meslek seçiminde yaşanan toplum, kültürel özellikler ve cinsiyet rol oynar. Ergenin bulunduğu toplum ve sosyal sınıf bazı meslekleri onaylar ve değer verirken, bazılarını dışlayabilir. Bu ergenin seçimini etkiler. Sosyal olarak kabul görmek ve yaşadığı sosyal sınıfda saygın olmak ergen için önemlidir.

AİLENİN MESLEK SEÇİMİNDE ETKİSİ
Meslek seçiminde ebeveynlerin rolü büyüktür. Aileler kendi beklentilerine ve isteklerine göre ergenleri etkilemeye çalışırlar.Bu istekler ergenin iyiliği düşünülerek yapılsa da, her zaman olumlu sonuç vermez. Bazı ebeveynler çocuklarının kendi kariyerlerini, işlerini devam ettirmelerini isterler. Bunun ergen tarafından gerçekten istenmesi, ancak ergenle ebeveyn arasında iyi bir ilişki ve özdeşim varsa mümkün olur.Aileler ergene önerilerde bulunabilir.Meslekler, eğitimleri ve gelecekleri konusundaki bilgilerini, deneyimlerini paylaşabilirler. Ama onları zorlamamaları, hata yapacakları ve doğru değerlendiremeyecekleri konusundaki endişeleri ile baş etmeyi öğrenmeleri gerekir.Yönlendirmeyi çocuğunuzun yeteneklerini daha tarafsız değerlendirecek kariyer danışmanlarından, öğretmenlerinden destek almak doğru olabilir.

Ergenlerin doğru, başarabilecekleri ve mutlu olabilecekleri mesleklere yönelebilmeleri için, küçük yaştan başlayarak eğilimlerini, yeteneklerini belirleyerek, onları geliştirmelerini sağlayacak eğitim sistemi gerekir. Ayrıca üniversite eğitimi alamayan ya da almak istemeyen ergenler için meslek edindirme eğitimlerinin arttırılması ve düzenlenmesi önemlidir.

Tümünün doğru ve uygun bir şekilde yapıldığını düşünelim. Üniversitenin her hangi bir sınıfında, ya da bitirip diplomayı aldığınızda aslında, yapmak istediğinizin başka şey olduğunu, yeteneğinizin ve isteklerinizin sizi başka bir yola götürdüğünü fark edebilirsiniz. Henüz geç değildir. Okul değiştirmek, bitirilen okulun üstüne başka alanda yüksek lisans yapmak, hatta yeni bir eğitim almak için zamanınız vardır. Peki, bir işe girip çalışmaya başladıktan sonra, hatta o işde uzunca zaman geçirdikten sonra yanlış yolda olduğunuzu anlarsanız? O başka bir yazı konusu. Her zaman yüreğimizin götürdüğü yere mi yoksa mantığın, toplumun, ailelerin gösterdiği yolda yürümenin mi doğru olduğu sorusunun yanıtı tek olmayabilir.

Prof. Dr. Bengi Semerci

Facebooktwittergoogle_pluslinkedinmail
rssyoutubeinstagram