Mart ayının önemli günlerinden biri 8
Mart dünya kadınlar günüdür. Günlerin anlamı önemli bir konuya dikkat çekmek ve dikkatin sürmesini sağlamak olmalıdır. Ama başka bir çok gün gibi 8 Mart da bir çeşit kutlama gününe dönmektedir. Son zamanlarda sms gönderip “Kadınlar Gününü”
kutlayanlar, kadınlara çiçek yollayanlar ve kadınların “narin bir çiçek”
olduğunu söyleyen konuşmalar arttı. Aslında tüm bu yapılanlar  kötü şeyler değil. Ancak sanırım kadınların
çalışma haklarını ararken can verdikleri bir gün olduğu için seçilmiş olan 8
mart gününü nasıl kutladığımıza ve nasıl değerlendirdiğimize dikkat etmek
gerekiyor.

Biraz dünya kadınlarının durumuna
bakalım: Bir çok ülkede kız çocukları doğmadan ya da doğar doğmaz öldürülüyor,
eğitim alamıyor, sünnet ediliyor, kız çocuklar ve kadınlar tecavüze
uğruyor, dövülüyor, öldürülüyor, temel insan haklarını kullanamıyor, çalışamıyor, aç
kalıyor.

Bu tablo hoşunuza gitmediyse biraz
ülkemize bakalım: Nüfus kağıdı bile olmayan kız çocuk sayısını biliyor musunuz?

Kız çocuklarının okula gitme oranlarının
ne kadar düşük olduğundan haberiniz var mı? Özellikle orta öğretimden sonra ne
kadar azaldıklarını biliyor musun?

Kaç tane kız çocuğunun henüz çocuk
bile olmadan evlendirildiğini ve çocuk bakmak zorunda kaldığını?

Ya da aile içinde ya da dışında cinsel
istismara uğrayanların sayısını?

Gazetelerin artık birinci sayfalarına
geçen kadına şiddetin boyutunu hatırlıyor musunuz?

Çalışacak iş bulamayan, buldukları
zaman çocuklarını kreşe yollayamayan, ekonomik desteği olmadığı için tüm
haklarından vazgeçmek zorunda kalan kadınları unutmayın.

Tüm bu tablolara bakarak, cam tavanlar
bir yana mezar duvarlarını geçmekte zorlanan kadınların olduğu bir yerde
onların “narin birer çiçek” olduğundan bahsetmek bu kadar kolay olmasa gerek. Yaş
günü kutlar gibi, sevgililer günü kutlar gibi mesaj yollamak gerçeklerden
kaçmaya yetmez sanırım. Sekiz mart kız çocukları için, kadınlar için ama en çok
insan olmanın onuru için ne kadar çok şey yapmamız gerektiğini hatırladığımız
bir gün olmalı. Tüm bunları değiştirmek için kadın-erkek hep birlikte mücadele
etmemiz gerektiğini hatırlayacağımız bir gün olmalı. Olmalı ki çiçekleri ve
mesajları yüzümüz kızarmadan, insan olmanın gururu ile atabilelim.

Prof.Dr. Bengi Semerci

Facebooktwittergoogle_pluslinkedinmail
rssyoutubeinstagram