“Kaç yaşında olursanız olun, doktorun birgün o zamana değin hiç adını bile duymadığınız bir sorununuz olduğunu, bu sorunla ömür boyu yaşayacağınızı, size uzun ve zorlu bir sürecin beklediğini söylemesi zordur. Tedavi koşulları, zorlukları, sorunun getirdiği kısıtlılıklar, iş ve güç kaybı, ailenizin sizinle birlikte yaşayacakları bu zorluğun bir parçasıdır. Ama en zoru bütün bunları yaşar ve savaşırken duygularınızı anlama ve anlatmaktır.

Hastalıklar ve özürler konusunda eğitimi olmayan bir toplumda bu gerçeklerle yaşamak gerçekten zordur. Bilgileri olmayan, kendi başlarına gelebilir korkusu ve endişesiyle saldırganlaşanlar, acıma duygusunun yüceliğine sığınıp acı verenler. . . Tüm bunların dışında yaşam koşullarının, binaların hatta yolların sağlıklı insanlar için bile uygun olmadığı, destek kurumlarının bulunmadığı, sigorta sistemlerinin iflas ettiği bir ülkede hasta ya da özürlü olmak da, onların ailesi olmak da zor, çaresizlik yaratan bazen de kızgınlığa yol açan bir durumdur. Sivil toplum kuruluşlarının, genellikle ailelerin ve hastaların kurdukları derneklerin çabaları bütün bu sorunları düzeltmeye yetmiyor maalesef. Yine de tüm bu çabalar gerekli. Toplum olarak duyarlılığın artması kadar, hastaların ve ailelerin kendi sorunlarını sahiplenmeleri ve çalışmaları da gereklidir.”Diyen Prof.Dr. Semerci aynı katılımcıların sorularına yanıt verdi.

Facebooktwittergoogle_pluslinkedinmail
rssyoutubeinstagram