“Panik yaptım” ya da “panik atağım oldu” gittikçe artan bir şekilde duyduğumuz cümleler haline geldi.İş yerinde olduğu zaman işi, ssoyal yaşamda ilişkileri, taşıt araçlarında olduğu zaman seyhati dolayısıyla hem işi hem özel hayatı etkileyen panik atak ya da panik bozukluğu nedir?

Panik bozukluğu, herhangi görünen bir nedene bağlı olmaksızın ortaya çıkan ve bir kısım fiziksel tepkileri tetikleyen ani ve şiddetli korku ve kaygı durumudur. Bu durumda kişi, kendini durumla baş edemeyecek kadar çaresiz hisseder. Çoğu zaman bir kalp krizi geçirdiğini ya da bayılmak üzere olduğunu düşünür. Bu da kaygı ve korkusunun artmasına neden olur.
Panik ataklar herhangi bir yerde meydana gelebilir. Bazı insanlar hayatlarında bir kez panik atak yaşayabilirler. Ancak, insanların önemli bir kısmı da tekrarlayan ataklar yaşarlar. Tekrarlayan ataklar, genellikle belirgin bir durumda ortaya çıkar. Örneğin; toplu taşıma araçları kullanıldığında, alışveriş merkezlerinde, vb. En büyük sorun kişinin yeni bir ataktak korkusu ile yaşamını değiştirmesi ve kısıtlamasıdır.
Belirtiler
• Nefes darlığı, hızlı soluk alıp verme
• Kalp çarpıntısı
• Göğüs ağrısı ya da göğsün sıkışması
• Titreme
• Terleme
• Gerçeklikten uzaklaşmış ya da benlikten uzaklaşmış hissetme
• Mide bulantısı
• Baş dönmesi ve sersemlik hali, bayılacakmış gibi hissetme
• Karıncalanma hissi
• Sıcak ya da soğuk basması
• Kontrolü kaybetme, delirme ya da ölüm korkusu
Bu belirtiler bir kez yaşanıp bir daha tekrarlanmayabilir. Ancak;
• Belirli bir nedene bağlı olmayan sık ve beklenmeyen ataklar yaşanıyorsa;
• Atak yaşama konusunda kaygı duyuluyorsa
• Bu kaygı nedeniyle bazı davranışlardan kaçınma (ör: otobüse binmeme, alışveriş merkezlerine girmeme) yaşanıyorsa bir uzmana başvurmak gereklidir.

Panik atak bazen agorofobi (açık alan korkusu) ile birlikte görülebilir. Bunun nedeni, açık alanların panik atağı teteikleyebileceğinin düşünülmesi değil, açık alanlarda ve topluluk arasında atak geldiğinde kaçmanın daha zor olacağına ve durumun daha utanç verici olacağına dair inançtır. Tüm bunların yanı sıra yeni bir atak olacak korkusu sosyal ve mesleki işlevlerde bozulmaya yol açmaktadır. Bazen hastalar rahatlamak ya da sakinleşmek için kendi kendilerine bazı ilaç, özelliklede maddeler almaya başlamaktadır. Bunlardan en sık gözleneni alkol alımındaki artıştır. Oysa bu artış atakları engellemediği gibi, başka sorunlara da yol açabilir. Bazı hastalar da atakları çay, kahve içme, TV seyretme vb nedenlere bağlıyarak kendiliklerinden azaltma yolunu seçmektedirler.

Neden?

Panik bozukluğu çocukluk döneminde geçirilmiş bazı travmalar, çocukluk dönemine ilişkin ruhsal sorunların yanı sıra ailesel yatkınlıklada bağlantılıdır. Ayrıca vücudda salgılanan bazı maddelerin azlığı ya da çokluğu biyolojik faktörler olarak sayılabilir.

TEDAVİ

1-Panik bozukluğun tedavisindeki en önemli adım, kişiye bulguları, hastalığı, olabilecekleri ayrıntılı olarak aktarmaktır. Böylece kişinin her atakta hastahaneye koşması ve günlük aktivitelerini kısıtlaması engellenebilir.
2-Bir uzman gözetiminde nedenleri çözmeye yönelik psikoterapi, yanlış algılamaları düzeltmeye yönelik bilişsel (kognitif) tedavilerle bu hastalıkla baş edilebilir. Panik atak tedavisinde en yaygın olarak kullanılan terapi biçimi Bilişsel Davranışçı Terapi’dir. Bu tedavinin bilişsel kısmında korku ve kaygıya neden olan düşünce ve inançlar ele alınır. Davranışçı kısmında ise, kaygıya ve korkuya neden olan durumlarda verilecek tepkileri değiştirme üzerinde çalışılır.
3- Doktor gözetiminde, bulguları gidermeye yönelik ilaç tedavileri kullanılır.Sadece bulguların yoğun olduğu dönemde kullanılan bağımlılık riski olan ilaçlar ve alkol kullanımı gibi çözümü güçleştirici yöntemler konusunda dikkatli olmak gerekir.

Siz Neler Yapabilirsiniz?

• Hayatınızı düzenleyin. Yemek ve egzersiz alışkanlıklarınızı gözden geçirp sizin için daha sağlıklı yollar bulmaya çalışın.
• Nefes alıp verme biçiminizi tanıyın. İnsanlar kaygılıyken, korktuğunda ve rahat olduğunda farklı nefes alıp verir. Bunu bilmek, panik ataklarınız sırasındaki gerçekdışı düşüncelerinizi fark etmenizi ve doğru nefes alıp vermeyi öğrenmek kaygınızı azaltabilir.
• Gevşeme egzersizlerini öğren ve uygulamaya çalışın. Bunun için gerekli bilgiyi bir uzmandan alabilirsiniz.
• Panik atak konusunda bilgilenin. Panik atak ve gerçek bir kalp krizi, bayılma, vb. arasındaki farkı öğrenin.
• Bu atakların bedeninizden gelen uyarıları yanlış algılamanız olduğunu, her seferinde doktora ya da acil servise gitmenizin bir yararı olmayacağını unutmayın. Hiç bir atak devamlı değildir ve sona erecektir. Bir sonraki atağı beklemek yerine tedaviye başlamak daha doğru olacaktır.

Prof. Dr. Bengi Semerci

Facebooktwittergoogle_pluslinkedinmail
rssyoutubeinstagram