Korkunun Serbest Bıraktıkları


 


Korkunun olumsuz ve kaçınılması gereken bir duygu olduğunu düşünürüz. Halbuki korku, kendimizin bile farkında olmadığı bir çok gücümüzün ortaya çıkmasını sağlayabilir. Aslında korku, tehlike karşısında güvende olmamızı sağlayan bir duygudur. Hafif düzeyde korkunun olumlu etkileri olabilir. Korkunun gizli güçlerini keşfetmek, risk karşısında galip gelmenizi sağlayabilir.


1-      Tepki


Yüzyıllar önce atalarımızın hayatı sürekli tehlike altındaydı; vahşi hayvanlar, doğal afetler, vs. Bu nedenle hızlı ve kuvvetli bir tehlikeye tepki sistemine ihtiyaç vardı. Günümüzde bu sistem varlığını korumaktadır. Duyusal bilgi beyne girdiğinde iki yola ayrılır. Biri hatırlayıp gözlemleyebildiğimiz bilinç düzeyi, diğeri ise tehlike sinyallerini hissedecek amygdala bölgesinden geçmek üzere bilinçaltıdır. Bir uyum sağlandığında amygdala, biz bir sorun olduğunu bilinç düzeyinde fark edemeden, bir tepkiyi tetikler. Dışarıdan gelen bir olayın farkında varılması yarım saniye kadar sürerken nörobilimci Joseph LeDoux, amygdalanın kulaklar ve gözlerden sinyal almasının saniyenin oniki binde biri bir sürede olduğunu söylemektedir.


2-      Kuvvet


Tehlike anından ince motor becerilerimiz (ipliği iğneye geçirmek ya da anahtarı deliğe sokmak gibi faaliyetlerde kullandığımız) düşer ancak, kaba motor becerilerimiz (koşmak, atlamak için gereken) artar. Kinesiolojist Vladimir Zatsiorsky, normal şartlarda ağırlık kaldırırken kas gücümüzün %65’ini kullandığımızı, bunun profesyonel olarak ağırlık kaldıran insanlarda %80’e kadar çıktığını söylemektedir. Ancak yarışma baskısı altında, profesyonel olarak ağırlık kaldıran insanlarda normalde kaldırdıklarının %12 daha fazlasını kaldırabildiklerini ortaya koymuştur. Diğer taraftan Zatsiorsky bununla ilgili bir limit olduğunu, tehlike anından insanların bu limitin üzerine çıkamadıklarını belirtmektedir. Örneğin, normal şartlarda 100 kilo kaldıran bir anne, bebeği tehlikede olduğunda da 135 kilo kaldırabilir. Ancak 300 kilo kaldıramaz. Bunun sırrı, tehlike anında beynin salgıladığı kimyasalların ağrı kesici gibi çalışıp normalde çok ağır şeyleri kaldırırken hissedeceğimiz acıyı hissetmememizi sağlamasındadır. Ancak bu kısa sürelidir. Kaza anında kaza geçirene yardım etmek için arabayı kaldırmışsanız, bir süre sonra acı duymaya başlayıp, çok sıktığınız çeneniz nedeniyle 8 dişinizin kırıldığını fark edebilirsiniz.


3-      Odaklanma


Bir tehlikeyle karşı karşıya kalındığında bilinçaltı işleri ele alır ve dikkati sadece gerçekten önemli olan şeyler üzerinde yoğunlaştırır. Sahne korkusu olan insanlarla çalışan psikolog Linda Hamilton, hastalarına bu hoş olmayan durumun olumlu yönlerini kucaklamayı şu felsefe ile öğretmektedir:  “Anksiyete o kadar da kötü değil, sahnede olduğunuzda o dakikaya odaklanacaksınız ve odaklanmak istediğiniz yer de burası”. Endişeli olmadığınızda %100 odaklanmış olmazsınız.


 


 


4-      Zaman Genişlemesi


Korkunun en çok tecrübe edilen ve en tuhaf etkilerinden biri zamanın görünüşte yavaşlamasıdır. Rampadan atlayan bir motosikletçi için 2 saniyelik bir atlayış 20 saniye gibi gelebilir. Nörobilimci David Eagleman’ın araştırma sonuçlarına göre aslında beyin zamanı kısa aralıklarla algılamamakta olayın çok detaylı anılarını oluşturmaktadır. Bu nedenle geriye bakıldığında sanki daha çok şey olmuş gibi hissedilmektedir. Tehlike anında beynin hafıza ve hatırlamadan sorumlu bölgesi hippokampus da uyarılır. Amygdala aktive edildiğinde beyin ilerisi için çok yoğun hatıra saklamaktadır. Bu hayatta kalmak için önemlidir. Çünkü hayatımızı tehdit eden benzer bir durumla karşılaştığımızda ilk sefer tam olarak neler olduğunu hatırlamaya ihtiyacımız vardır.


5-      Korkusuzluk


Korkunun belki en ironik tarafı çok yoğun yaşandığında, pek çok insan tarafından artık hissedilmemesidir.  Hayati tehlikeyle yüz yüze gelmiş birçok insanın deneyimlediği ve tekrar tekrar anlattığı olay, gerçeklik anından tüm duyguların yok olduğu ve tehlike geçtiğinde bacakların birdenbire zayıflayıp titremeye başlamasıdır. Eagleman, duyguların bir konuya değer atfetmeye çalışırken ya da bu kendimize konu hakkındaki düşüncelerimiz sorarken çok kıymetli olduğunu, ancak bir kafa kafaya çarpışma anında bunların çok anlamsızlaştığını belirtmektedir.


Bir tehlike ile karşılaştığınızdaki deneyim, size beyninizin, başka şartlar altında fark edemeyeceğiniz, bir kısmıyla karşılaşmanıza olanak tanıyacaktır. Bu şekilde aslında ne kadar güçlü olduğunuzu da fark edebilirsiniz.


                                               Jeff Wise, Extreme Fear: The Science of Your Mind in Danger


                                               Psychology Today” Aralık 2010 sayısından kısaltılarak çevrilmiştir.

Facebooktwittergoogle_pluslinkedinmail
rssyoutubeinstagram