FOBİLER


 


 


Korku ve kaygı zaman zaman birbirine karıştırılan iki kavramdır. Bunların dışında birde fobiler vardır. Korku dışardan gelen tehlikeye karşı duyduğumuz duygusal tepkidir.Fobide bir çeşit korkudur. Normalde korkulmayacak belli durum ve nesnelere karşı ortaya çıkan korkuya fobi diyoruz. Aslında korkumuzun olay ya da nesneyle orantılı olmadığını biliriz. Anlamsızlığına, gereksizliğine de inanırız.Ama korkumuzla başedemez ve korktuğumuz durumla karşılaşınca, karşılaşma olasılığı olunca uzaklaşmaya çalışırız. Fobilerin latince isimleri kullanıldığı zaman biraz daha anlaşılmaz, ama sanki biraz daha önemli görülmektedir. Hatta bu isimler bilmecelerin ve bilgi yarışmalarının değişmez sorularındandır.


 


Agorafobi, sosyal fobi ve özgül fobiler olarak sınıflanabilirler. Bir başka açıdan baktığınızda, kokuyu oluşturan nesneleri temel aldığınızda ise nesnelere, duruma ve işlevlere karşı olan fobiler şeklinde sıralanabilirler. Nesnelere karşı olanların en tanınmışı köpek fobisidir. Duruma bağlı fobilerde ise yükseklik korkusu aynı tanınmışlık düzeyine ulaşır.


Agorafobi:Panik atağı ya da panik benzeri semptomların ortaya çıkacağı korkusuyla, bazı yerlerde ve durumlarda bulunmaktan kaçınmadır. Evde yalnız kalma, kalabalık bir ortama çıkma, köprüde, otobüsde, trende olma gibi durumlardan kaçınılır.


Sosyal fobi: Kısaca gözönünde olma, yeni insanlarla tanışma,utanılacak duruma düşmek gibi durumları içerir. Sosyal fobi daha önce ayrıntılarıyla bu köşede ele alınmıştır.


Özgül fobiler: Özgül bir nesne ya dadurumdan korkmaktır. Bu durumun varlığı kadar, olabilme olasılığını beklemek de aşırı, anlamsız, belirgin ve sürekli bir korkuya dönebilir. Bu durumlarla karşılaşma ani başlayan bir kaygıya neden olur ki, bu durum bazen panik atağı şeklini alabilir.Erişkinler bu korkunun anlamsız olduğunu bilirken, çocuklar bu şekilde düşünmeyebilirler.En sık yapılan şey kaygı yaratacak bu durumdan kaçınmaya çalışmaktır. Kaçınamadığı zamanlarda buna katlanamak zorunda kalır.


Fobi duyulan şey bir nesne olabileceği gibi, bir olayda olabilir. En tipik olan hayvanlara karşı duyulan fobilerdir. Hayvanlara duyulan fobiler genellikle çocuklukta başlar. Duruma bağlı olanlar ise fırtına, deprem gibi doğal olaylar olabileceği gibi, uçağa binmek, iğne yapılması gibi olaylarda olabilir. Kan görme, iğne yapılmasından korkma gibi fobilerin  genellikle aileseldir. Uçağa, otobüse binememe, köprüden geçememe, araba kullanma, kapalı yerde kalma gibi fobiler çocukluk ve gençlik dönemlerinde daha sık görülür. Bazen çocuklara özgü fobiler olabilir. Bunlardan en sık rastlananlar yüksek seslerden ve özel giyisili kahramanlardan korkmadır.


Fobi neden olur?


Fobilerin oluş nedenlerini açıklayan farklı görüşler vardır. Bazı durumlarda biri, bazen biri neden olarak saptanabilir.Kaygıya karşı bilinçaltımız savunmaya geçer.Bazen başka nedenlerle oluşan kaygılar, özellikle dile gelmesi zor olanlar, nesnelere ya da durumlara yönlendirilir. Çünkü nesnelerden ve durumlardan kaçınılabilir ve kaygıdan uzak durulabilir. Bazen fobi öğrenilmiş bir davranıştır. Fobi oluşan durum ya da nesneyle karşılaşmada olan acı, endişe verici bir olay fobinin kaynağını olkuşturabilir. Küçükken bir hayvanla ilişkili yaşanmış bir olay, başka olay olmasada fobiye dönebilir. Davranışcı terapiler bu durumda yararlı olur.Fobilerin oluşumunda kalıtımın ve bazı biyokimyasal değişimlerin de etkili olduğu bilinmektedir.


 


Tedavi edilir mi?


Genellikle fobi tedavisine, korku kişinin yaşamını etkilemeye başladığı zaman başvurulur. Birçok insan yılandan korkar ve yılan fobisi vardır. Ama yılanla karşılaşma olasılığının düşük olduğu bir yerde insanlar bunun için tedavi ihtiyacı duymazlar.Ama devamlı köpek olan bir yerde yaşayacaksanız, işiniz gereği sık uçağa binmeniz gerekiyorsa,  fırtına çıkacak korkusuyla sosyal ve iş yaşamınız engelleniyorsa tedavi aramaya başlarsınız. Tedavi için duruma göre yöntem seçilir. Sosyal fobilerin ve agorafobinin tedavisi ayrıdır. Özgül fobilerde ilaç tedavisi nadir kullanılır. Sistemik duyarsızlaştırma, üstüne gitme gibi davranışcı yöntemler kullanılabilir.Korkunun kaynağını bulmaya yönelik terapiler uygulanabilir. Yükseklik korkunuz, gökdelen camı silmeniz gerekmiyorsa sorun olmayabilir. Uçmuyorsanız uçamak korkusuyla uğraşmayabilirsiniz. Ama sokağa çıkmak, köprüler geçmek, köpeklerle karşılaşmak günlük yaşamın bir parçasıdır. İşte yaşamınız engelleniyorsa, yardım isteme zamanı gelmiştir.


 


Prof.Dr.Bengi Semerci

Facebooktwittergoogle_pluslinkedinmail
rssyoutubeinstagram