Çocuk da yaparız kariyer de… Bu konuda kimsenin şüphesi yok. Ancak sorun yapmakta değil, yapılanı sürdürmekte. Çocuğu yaptıktan sonra, kariyerinizden ödün vermek istemediğiniz noktada, çocuğunuzla geçirebileceğiniz zamanın akşamları bir iki saatle sınırlı olması, işten sonra mutlaka çocuğunuzun yanında olmak istediğiniz için hayatınızın ev-iş-ev şeklinde bir rutinle sınırlanması, sahip olduklarınızın seçim mi zorunluluk mu olduğunu tekrar tekrar düşündürmeye başlar. Hayatınızı bu kadar sınırlarken, işte geçirdiğiniz vakitte, aklınızın da bedeninizle aynı yerde olabilmesi için çocuğunuzun güvenli ellerde olması gerekir. Peki kimin bu güvenli eller?


 


Çoğu zaman anneanne, babaanne hatta dedeler yakındaysa, çalışan anne kendini şanslı sayar. En azından fiziksel olarak, çocuğuna belki de kendisinden bile daha iyi bakabilecek birinin olduğunu bilmek anne babanın içini rahatlatır. Ancak öte yandan duygusal yönden işler çok kısa süre sonra karmaşıklaşmaya başlar. Her şeyden evvel, roller karışır. Aynı anda, hem anne baba olmak, hem de evlat rolünüzü aynı evin sınırları içerisinde sürdürmek zordur. Bir süre sonra, tüm izinler için çocuğunuzun size değil anne-babanıza başvurduğunu görürsünüz. Sizin hayır dediğiniz birçok şeye onlar evet diyebilir. Çocuğunuzun size anne-babası değil de abla-abisi gibi davranmaya başlaması, sizinle rekabete girmesi kaçınılmaz olur. Hayatının en rahat edeceği dönemlerini çocuğunuzun bakımını üstlenerek, büyük bir fedakarlık gösteren anne babanıza karşı hem minnet hem büyük bir öfke duymaya başlar, bunları hissettiğiniz için kendinizi suçlarsınız.


 


Bunun alternetifi, sizin kurallarınızla çocuğunuza bakabilecek birini bulmaktır. Burda, anne babanızla yaşayabileceğiniz sorunların yaşanmaması büyük bir avantajdır elbette. Çocuğun anne babasının kim olduğunu bilmesi, hiyerarşinin bozulmaması, daha genç bir bakım verenin daha dinamik olup, çocuğun hızına yetişebilmesi hepinizin yararına olur. Pekiyi, tanımadığınız ve çocuğunuzun emanet edecek kadar güveneceğiniz insan nasıl biri olmalıdır?


 


Söz konusu çocuğunuzun hem bakımı hem de yetiştirilmesi olunca, çocuğunuzun yalnızca fiziksel güvenliğini düşünmeniz yetmez. Ona bakım veren günde neredeyse 10 saate yakın bir süreyi geçirdiği kişinin, onu yedirip, içirebilmesi ve sevgi göstermesi kadar doğru disipline edebilmesi de önemlidir. Yani çocuğunuzun siz evde yokken, karnı tok altı temiz olduğu kadar, tüm gününü televizyon karşısında geçirmiyor olması, sorularına doğru cevaplar alabiliyor olması, ağlayıp kendini yerden yere atmaması için her istediğinin yapılması yoluyla şımartılmaması ya da temizlik titizlik yüzünden takıntılı özellikler geliştirmemesi ancak işini doğru yapan bir bakıcı ile mümkün olabilir.


 


Tabii ki, söz konusu çocuk yetiştirmek olunca, öncelikle sizin doğru ve yanlışları bilmeniz, doğru disiplinin ne olduğunu netleştirmeniz şart. Aksi halde, işinin ehli bakıcılar bile, bildiklerinin anne-babalar yüzünden uygulayamadıkları için çok büyük zorluklar yaşıyorlar.


 


Yıllardır, bize çocuklarının bakımı ile ilgili başvuran anne babaların görüşmeye birlikte gelmelerini istiyoruz. Çünkü bizim için çocuğun bakımında etkili olan iki ebeveynin de sürece dahil olması çok önemli. Bir sonraki görüşmede, çocuğa bakım veren diğer kişiler kimse, (anneanne, babaanne, dede, bakıcılar) onarı da görmek istiyoruz. Hepsinin aynı disiplini tutarlı bir şekilde uygulamalasının ardından çocukla ilgili gelişmeler gün ışına çıkmaya başlıyor. Gözlemlerimizden yola çıkarak, bu dönem Bengi Semerci Enstitüsü olarak yeni bir eğitim dizisine başlamaya karar verdik. “0-6 Yaşta Doğru Disiplinin Bilir Kişileri” adını verdiğimiz bu eğitimde, çocuğun yalnızca fiziksel bakımını değil ruhsal bakımını da önemseyen tüm bakımverenler katılımcı olabiliyor. Yani anneler ve babalar kendileri bu eğitimi alabilecekleri gibi, bakıcılarını, anneanne, babaanne ve dedeleri bu eğitimi alması için yönlendirebiliyorlar.


 


Bu eğitimin en önemli özelliği, öncelikle bakımı alan çocukla tanışarak yola çıkıyor olmamız. Eğitimi almak isteyen kişileri eğitim öncesi birer saatlik öngörüşme ile tanışmaya davet ediyoruz. Bu sırada, çocuğu tanıyarak, gelişiminin hangi basamağında olduğu, fiziksel, bilişsel ve duygusal olarak iyi olduğu ve zorlandığı alanları tespit edebiliyoruz. Çocuğun bugüne kadar geçirdiği süreçlerle ilgili yine bu görüşmede bakım veren kişilerden gerekli bilgileri alıyoruz. Eğitim bu bilgilerin ışığında sekilleniyor. Eğitim boyunca, 10 kişilik grubun ihtiyacı olan temel ve özel bilgilere ağırlık veriyoruz. Eğitimin ön görüşmesinden sonraki ilk haftasında çocuk gelişimi konusunda bilgilendirme, ikinci haftasında sağlıklı disiplin kurma yöntemleri, üçüncü haftasında oyun yoluyla çocuğun gelişimini destekleme konusunda katılımcılara gerekli bilgilendirme anlatımlar, videolar ve uygulamalarla sunuluyor. Dördüncü haftasında ise tüm bu öğrendiklerini uygulamada yaşayadıkları zorluklarla ilgili süpervizyon veriliyor. Eğitimden sonraki 4 ay telefon ve mail yoluyla sürece ilişkin bilgi edinmeye devam ediyoruz. 4 ayın tamamlamasından sonra, tekrar birebir görüşmeler yapıp çocuğun sürecinde nelerin geliştiğini gözlemleyip değerlendirme şansı bulabiliyoruz.


 


 


“0-6 Yaşta Doğru Disiplinin Bilir Kişileri” olmak ya da bilir kişilere çocuğunuzu emanet edebilmek için https://www.bengisemercienstitusu.com/ u ziyaret ederek ya da 0212 225 70 74 / 0533 273 15 34 ‘ten arayarak eğitime ilişkin detayları öğrenebilirsiniz.


 


 


Uzm. Psk. Derya Gülterler


Klinik Psikolog

Facebooktwittergoogle_pluslinkedinmail
rssyoutubeinstagram