İnsanın kendisini tanımasının en etkili yollarından biridir terapiden geçmek. Eskiden terapiste gitmek için bir sorunun olması gerektiğini düşünürdü insanlar. Bugün kendini daha iyi tanımak, rüyalarını, çatışmalarını, günlük rutini içerisinde düşünmeden yaptığı bir çok şeyin gerçek sebeplerini anlayabilmek için terapiye gitmek hiç de yabancı bir şey değil. Yalnızca anlamak bile, yeni başetme biçimleri geliştirmek, durumları farklı şekilde ele almabilmeyi öğrenmek için büyük bir fırsat. Bu fırsatın farkına vararak yola çıkmak ise ayrıcalık.


 


Terapi yolculuğuna çıkmak heyecanlı bir adımsa da, etrafımdakilerden gelen sorular bir o kadar da yolculuk öncesi hazırlığa ihtiyaç olduğunu düşündürüyor. Kime gitmeliyim, ne kadar anlatmalıyım, ne kadar süre gitmeliyim… gibi sorular en sık duyduklarım.


 


Doğru Terapist Kim?


 


Doğru terpisti bulmak eğer elinizde güvenilir bir referansınız yoksa birçok zaman gerçekten zor oluyor. Çünkü, internet, televizyon ya da sokakta geçerken gördüğünüz tabelalardan adını terapist olarak okuduğunuz kişiler, aslında her zaman bu donanıma sahip olmayabiliyorlar.


 


Oysa ki terapist olmak için, psikiyatri ya da klinik psikoloji eğitimlerinden sonra uzun süreler bir terapi yaklaşımı ile ilgili olarak eğitim almak, süpervizyonlarını tamamlamak ve terapistin kendisinin de terapi sürecinden geçmiş olması gerekiyor. Dolayısıyla, bir isme başvurmadan önce, hem diplomasını hem de bu konudaki yeterliliklerini duymak danışanın en doğal hakkıdır. Bunu araştırmaktan ve sormaktan çekinmemelisiniz.


 


Bunun yanısıra, eğer temel bir zorlukla terapiye başvuruyorsanız, sizin yardıma ihtiyaç duyduğunuz konuda terapistin eğitimi / deneyimi olup olmadığını da bilmelisiniz. Örneğin, her terapist alkol / madde bağımlılığı ile ilgili özel eğitime sahip olmaz, bütün çift terapistleri aynı zamanda cinsellik konusunda uzman olmayabilir.


 


Doğru Terapi Hangisi?


 


Her terapist danışanını farklı bir yaklaşım ile görüyor ve farkındalık yolculuğuna eşlik ediyor olabilir. Danışanların özelliklerine göre terapistler kendi aralarında ayrıldıkları gibi (çift terapisti, aile terapisti, bireysel terapist, oyun terapisti, grup terapisti…)  aldıkları eğitim ve uyguladıkları terapi yaklaşımı açısından da farklılık gösterebilirler (psikanalist, gestalt terapisti, bilişsel davranışçı terapist…). Terapistinizin yönelimi ile ilgili edineceğiniz bu bilgi  hem kendisinden beklentinizi netleştirmenizi sağlar hem de bu yaklaşımın size uygun olup olmadığı konusunda siz de seçim yapabilirsiniz.


 


Peki Ya Süreç?


 


Süreç içerisinde, kişilerin farkındalık kazanmasını sağlayan en temel şey, terapist ile kurulan sağlıklı ilişkidir. Bu sebeple, terapiniz boyunca terapistinize aklınıza gelenleri sormaktan, şüphe ve güvensizliklerinizi paylaşmaktan geri durmamalısınız. Süreçle ilgili aklınızdan geçenleri ve hissettiklerinizi paylaşıp, bunları birlikte ele almak terapinin en temel koşullarından biridir.


 


Unutmayın, terapist sizin yerinize seçimler yapıp, sizin hakkınızda en doğruyu bilen kişi değil size farkındalık yolculuğunuzda bilgi ve tecrübesi ile eşlik eden kişidir. Ona güvenebilmeniz, onun mesleki yeterliğini bilmenizle kolaylaşacaktır.


 


 


Uzm. Psk. Derya Gülterler


Klinik Psikolog

Facebooktwittergoogle_pluslinkedinmail
rssyoutubeinstagram