Bu
yazıya başlamadan önce niyetim, okul çağı çocuklarında kitap okumanın nasıl
teşvik edilebileceği hakkında bir şeyler yazmaktı. Ama sonra onların sevmediği
değil de sevdiği şeylerden başlamak gerektiğini düşündüm. Ve sonra kendimi
fantastik çocuk ve gençlik kitapları üzerine notlar alırken buldum.

İngiltere’de,
çocukların 2013 yılında hangi kitapları okuduklarına dair yapılan geniş
kapsamlı bir anketin sonuçları çocukların açık ara farkla fantastik edebiyat türünde
kitapları okuduklarını göstermiş. Anket İngiltere’de yapılmış ancak listeye
baktığımızda bize de hiç yabancı gelmeyen kitapları görüyoruz. Bizde de
çocukların ve gençlerin büyük bir ilgiyle okudukları kitaplar: Harry Potter,
Açlık Oyunları, Miras Döngüsü, Yüzüklerin Efendisi serileri. Fantastik çocuk ve
gençlik edebiyatı kitapları her ne kadar son yıllarda bu serilerle gündemimize
girmiş ve bir popüler kültür ürünü olarak algılanıyor olsa da, fantastik
öykülerin geçmişi aslında çok daha eskiye; sözlü geleneğe, efsanelere kadar
dayanan bir tür olarak karşımıza çıkmaktadır. Bir çok farklı alan bu konu
üzerinde tartışsa da, ben psikoloji açısından, fantezinin çocukların
hayatındaki önemli işlevleri ve bu türdeki kitapların onlara sağladığı imkanlardan
bahsetmek istiyorum.

Fantastik
metinlerin, çocuklarla kolay iletişim kurduğu görülüyor. Peki nasıl oluyor da
çoğunlukla kitap okumaktan hoşlanmadığından şikayet edilen çocuklar bazen
yüzlerce sayfayı bulan bu kitapları okuyorlar? Çünkü fantastik kitaplar
çocuklara, dünyaya farklı açılardan bakma ve onu deneyimleme imkanı veriyorlar.
Onları, kurgusal, fantastik bir olay veya durum anlatarak kurmaca olanla gerçek
olan arasında bir bağlantı kurmaya davet ediyorlar. Çocuğun karşısına bazen
karmaşık durumları, bazen hayatın daha eğlenceli yanlarını, bazense kayıp, yas
gibi baş edilmesi güç durumları çıkarıyorlar. Çocuklar öykünün içinde insanın
iyi yanları kadar karanlık yanlarının da olduğu gerçeğiyle karşılaşıyorlar. Ancak
bu karmaşık ve içinden çıkılması güç, çocuğun gerçek hayatta karşısına
çıktığında baş etmekte zorlanacağı, belki henüz hakkında beceri geliştirmediği durumlar
başka bir dünyada geçtiği için yüzleşmek ve baş etmek  çok daha kolay hale gelmiş oluyor. Bunların
yanı sıra Sosyal yaşama ilişkin konular, etik sorular, fantastik bir kitap
içinde mizahi ve abartılı bir dille çocukların gündemine gelmiş oluyor. Çocuk
bu konularda kafa yorma, çözüm bulma, bulunan çözümleri değerlendirme fırsatı
buluyor. Üstelik tüm bunlar olurken çocuk, evinin güvenli ortamından bir an
bile ayrılmıyor. Bu bakış açısı çocukların fantastik öykülere olan ilgisini
daha iyi anlamayı sağlayabilmektedir.

 Bu tür kitaplar aynı zamanda anne babalara da
çocukların dünyalarını daha iyi anlamak için bir fırsat oluşturur. Örneğin
çocuklara, kitaptaki karakterlerin güçlerini ne için kullandıklarını, iyilik
için mi kötülük için mi kullandıklarını veya kitapta nasıl bir dünya
anlatıldığını ve öyle bir dünyayı ziyaret etmek isteyip istemediğini sorarak bu
konularda ne düşündüğü anne babalar tarafından öğrenilebilir. Hatta “Sence
böyle bir dünya nasıl olurdu?”, “Hiç kurallar olur muydu burada?”, “Kitaptaki
karakterlerden senin tanıdığın kişilere benzeyen kimse var mı?” gibi sorularla çocuk
hayal gücünü kullanmaya ve kendi hayatıyla bağlar kurmaya teşvik edilebilir.

Sonuç
olarak fantastik metinler, çocuğun kendi yaşantıları ve kendi sorunları ile
gerçek olmayan bir düzlemde karşılaşmasını ve baş etmesini sağlayarak kendi
kendisini rehabilite etmesini sağlayan bir araç olabilmektedirler. Diğer
yandan, çocuklarda yaratıcı düşüncenin gelişimine önemli katkıları vardır. Bu
bilgiler anne babalara aslında çocukların fantastik kitaplar okumasından
endişelenmek yerine, onlarala bu kitapları paylaşarak gelişimlerine ve yaşama
hazırlanmalarına katkıda bulunabileceklerini göstermektedir. O zaman çocuğun
kitap okumamasında şikayet yerine, onun ilgisini çekecek kitapları bulmak için
fantastik kitaplara biraz bakmak doğru olur. Hayal gücünün gelişimi ve zor bazı
durumlarla hayali olarak baş ederek rahatlamanin, zaman zaman erişkinlerin de
gereksinimi olduğunu  unutmamak gerekir.

Uzm.Klinik
Psk. Işın Şanlı

Facebooktwittergoogle_pluslinkedinmail
rssyoutubeinstagram