Kimi
zaman insanların bazı davranışlarına, kendilerine zarar verdiklerini bilseler
bile ısrarla devam ettiklerini görürüz. Şaşırtıcı değil mi? Her zaman çözüm
yolu bulmak çok kolay değildir ama bazen de çözüm oradadır işte, gözümüzün
önündedir. Dışarıdan baktığımızda çok kolay görünür. “İşte yapman gereken
sadece bu” ya da “Böyle davranmaktan vazgeç, değişmelisin” diye öğütler
verebiliriz kolayca. “Bir insan bunu kendine niye yapar?” diyen o kadar çok
hasta yakını ile karşılaşıyoruz ki; bağımlılığının kaybettirdiklerine rağmen
alkolü bırakamayan birinin eşi, kendine zarar verici davranışları olan bir
ergenin ailesi ya da takıntılarıyla hem kendisinin hem çevresinin hayatını
işkenceye çeviren birinin yakınları gibi.

Örnekleri
çoğaltmak mümkün ama unutmamamız gereken şey şu; değişmek kolay değildir ve
kimi zaman korkutucudur.Bizi yoruyor olsa da alıştığımız hayata devam etmek,
sokaklarındaki çukurları bildiğimiz, içinde yaşayan insanları tanıdığımız eski
mahallemizde dolaşmaya benzer. Sıkıcı gelebilir, taşınmak isteyebiliriz ama
yine de köşeyi döndüğümüzde ne ile karşılaşabileceğimizi bilmek, hiç
tanımadığımız ya da alışık olmadığımız yeni bir muhitten daha güven verici
gelebilir.

Değişimi
sağlayan en önemli unsurlardan biri kişinin kendine olan inancıdır. Değişim
için atılacak ilk adım bunu istemek ve başarabileceğine inanmaktır, bir anlamda
motivasyonunun olmasıdır. Motivasyonu kişinin davranışlarının arkasındaki itici
güç olarak tanımlayabiliriz. Davranışı şekillendiren biyolojik, sosyal,
duygusal, bilişsel faktörlerin tümünü kapsar.

Peki
insanların değişim için motive olmalarını nasıl sağlarız? Çalışmalar gösteriyor
ki, insanları cezalandırmak, suçlamak, ikna etmeye çalışmak ya da yanlışlarını
göstermek onları motive etmiyor. İnsanlar kontrolün kendilerinde olduğunu
hissettikleri durumlarda ve karşılarındaki sorunla baş edebilme güçlerine
inandıklarında daha fazla motive olurlar. Çoğunlukla mantıklı konuşmanın
insanları motive edeceğini varsayarız ama onların nasıl hissettiklerine
odaklanmak bazen çok daha iyi sonuçlar verebilir. Çevresel baskılardan ziyade
içsel motivasyonun olması değişimi, bunun için yardım talep etmeyi ve tedavide
uyumu artırır.

İnsanların
istekleri, ihtiyaçları, hedefleri birbirinden farklıdır. Aynı şeylerin herkesi
motive edeceğini düşünmek bir yanılgı olur. Örneğin, sağlığını çok da
umursamayan birini sigarayı bırakması konusunda motive etmek için sürekli
sağlıkla ilgili uyarılarda bulunmak gibi. Bir kişiyi motive edebilmenin yolu
değişimin onun değerleri ve istekleriyle de örtüşmesidir. Sağlığını önemsemeyen
aynı kişi çocuğunun kendisini örnek aldığını gördüğünde, bu durum kendi
değerleriyle daha çok çatıştığında sigarayı bırakmak için motive olabilir.
Kişinin bugün yaşadığı sorunlar ile aslında arzu ettiği hayat arasında ne kadar
büyük bir fark varsa, değişim için o kadar kolay motive olacaktır.

Motivasyon
çok boyutlu, dinamik, sosyal ilişkilerden etkilenen bir durumdur. Bir kişinin
motivasyonu ailesinden, arkadaşlarından, sosyal çevresinden aldığı destekten
büyük oranda etkilenir. İnsanlara zorla bir şey yaptıramazsınız ama değişim
için olan isteklerini etkileyebilirsiniz. Bu nedenle karşımızdakini dinleyebilmek,
empati kurmaya çalışmak ve tartışmaktan kaçınabilmek gerekiyor. Aynı fikirde
olmasak bile o kişinin bakış açısını, ne için motive olduğunu anlamaya çalışmak
ve destek olmak önemlidir.

Yakınınızın
şikayetlerini sabırla dinleyin, yaşadığı sıkıntıya saygı gösterin. Bazen öfke
dolu şikayetleri dinlemek rahatsız edici olabilir ama daha pozitif olması
gerektiğini söyleme isteğinizi dizginlemeye çalışın. Bırakın, yardımcı olmak
istediğiniz kişi duygularını açığa çıkarabilsin. Tehdit edici, suçlayıcı ya da
eğitici olmak yerine destekleyici olmaya çalışın. Yaşadığı olumsuzlukları onun
yerine düzeltmeyin, sorumluluk almasını sağlamaya çalışın. Şu anda yaşadığı
sorunları ve değişimin kazandıracaklarını yüzleştirerek değil, destekleyerek ve değişim için cesaretlendirerek göstermeye çalışın.
Yakınınızın kendi baş edebilme gücüne inanmasına yardımcı olun. Bazen tüm
çabalarınıza rağmen yardımcı olamadığınızı düşündüğünüzde, özellikle tedavi
gerektiren bir durum olduğunu farkettiğinizde profesyonel yardım alması için
bilgilendirmekten çekinmeyin.

Uzman
Psikiyatrist Gamze Ergil Altın

Facebooktwittergoogle_pluslinkedinmail
rssyoutubeinstagram