10Ağu/15

OYUNLA TEDAVİ OLUR MU?

“Oyun”un çoğunlukla kafalarda konumlandığı yer “iş” kavramının tam karşısıdır ve ciddiyetsiz, önemsiz ve sıradan olduğu çağrışımlarını uyandırır insanlarda. “Çocukluk işte” denir ve geçilir. Çünkü oyunu çocuklar oynar ve nasılsa büyüdükçe bu gereksiz alışkanlıklarından kurtulacaklardır… Hal böyle olunca yetişkinlerin dünyasından bakılıp pek de değer atfedilmeyen oyunun aslında insanlık tarihi için dil, kültür ve teknoloji kadar önemli bir mevkiye sahip olduğunu duymak ilk anda belki biraz abartılı gelebilir. Ancak bilim adamları oyunu böylesine iddialı rakiplerle aynı kulvarda yarıştırmakla kalmıyor, oyun olmasaydı diğer gelişmelerin de mümkün olmayacağını söylüyorlar. Bu bilim adamları da biraz ileri mi gidiyorlar? Hem ciddi ciddi adamlar neden oyunu buDevamı…

10Ağu/15

KÜÇÜK DOKUNUŞLARIN ÖZGÜVENE ETKİSİ

Özgüven kişinin kendine olan güvenidir, benliğini değerli, yeterli görmesidir. Sağlıklı benlik algısı, güvenli ilişkiler kurmayı ve yaşamın her alanından zevk almayı sağlar. Yaşama sarılma ve heyecan, aidiyet, hedefler oluşturma ve sürdürme, ilişkilerde güven sağlama sağlıklı benlik algısıyla birlikte oluşur. Problem çözme becerileri gelişir, sorunlarla daha etkili başa çıkılır. Aksi durumda özgüven eksikliği, huzursuzluk, korku, endişe, şüphe, çaresizlik gibi duygu ve düşüncelere sebep olarak haz almayı engeller.   Özgüven gelişiminin temeli çocukluğa dayanır. Ebeveynin verdiği sözel ya da davranışsal mesajların kıymeti büyüktür. Örneğin hırslı ve başarıya aşırı önem veren bir ailenin çocuğun akademik hayatına yönelik tutucu yaklaşımları, çocukta ‘başarılı değilsem benDevamı…

10Ağu/15

ÇOCUĞUN GÖZÜYLE EBEVEYNİN ALDATMASI

Çocuklu ailelerde aldatma, sadece eşten saklanan sevgili ve söylenen yalanlardan ibaret değildir. Eşler birbirlerini aldattıklarında, aslında aileyi aldatmış gibi olurlar.   Çocuğun gözünde aile olmak demek, anne baba ve kardeşlerden oluşan çekirdeğin, aynı soyadı ile çevrelenerek dışarıdaki tüm diğerlerinden ayrılması ve korunması demektir aslında. Çocuk anne ve babasının birbirlerine eşlik ederek, bir takım olarak; kendisini ve kardeşlerini güvende tuttuğunu bildiği zaman kendini o aile içerisinde rahat ve huzurlu hisseder.   Çocuk Anne ya da Babasının Aldattığını Öğrendiğinde…   Çocuk için, anne ya da babasının bu sistem dışından başka kişilerle ailedekilerden gizleyerek ilişki kurduğunu bilmek, yaşına ve algılama düzeyine bağlı olarakDevamı…

10Ağu/15

HERKES KENDİNDEN YANA SADECE

İlişkilerden “neden?” bir hayal kırıklığı sorusudur. Neden ben değil o? Neden aldattı? Neden söylemedi? Neden şimdi? Hayal kırıklığı ise ilerleyebilemenin olmazsa olmazıdır. Hayal kırıklığını başedilebilir seviyede deneyimlemek, yeni kapıları aralamanın cesaretini verir. Sorgulatır, öğretir ve yeniden başlamaya yönlendirir.   Başedilemeyen düzeyde ise, hayal kırıklığının görünen yüzü öfkedir. Can acıtma, aynı üzüntüyü, pişmanlığı diğerine yaşatma, bunun için de bitmek bilmez bir çaba gösterme hayal kırıklığı ile gelir. Bu duygu insanın tamamıyle içine çekiverir.       Hal bu ki, kimse kimseye karşı değil. Herkes kendinden yana sadece. Bu çerçeveden bakınca, ihanet gibi görünenleri bile anlamak, yola kaldığın yerden devam edebilmek, mutlu edecekDevamı…

10Ağu/15

BAŞARILI ÖĞRENCİLERİN ANNE BABALARI

Bu eylülde anne babaları yeni bir şey denemeye davet ediyorum: Mayıs ayına bıraktığınız sınav stresiyle ilgili psikolog ziyaretlerini gelin bu ay yapın J   Öğrenciler ve aileleri için yeni yıl ocak ayında değil eylül ayında başlar aslında. Bu yüzden de, önceki yıl değerlendirmelerinin eylül ayında yapılıp, yeni planlamaların yine bu ayda devreye sokulması gerekir. Özellikle bu yıl anadolu liseleri ve üniversite sınavına girecek olan öğrencileri, diğerlerinden daha planlı ve düzenli bir çalışma süreci bekler.   Öğrencilerin bu hazırlıklar sırasında, okullarındaki rehberlik birimlerinden destek almaları hayatlarını kolaylaştıracak bir çözüm yolu. Benim önerimse anne babalara: “BU YIL HAYDİ YAVRUM DERS ÇALIŞ!” demektenDevamı…

10Ağu/15

OKUL SEÇME PAKETİ

OKUL SEÇME PAKETİ   Mayıs ayı, çocukları okul çağına gelmiş aileler için bir seçim ayıdır. Okullar kendilerini tanıtır, aileler çocuklarını 20 yıl sonra görmek istedikleri yeri düşünerek karar vermeye çalışırlar. Bir çocuk sahibi olmaya karar verirken hayalini kurdukları bütün geleceğin ortaya dökülmeye başladığı an okul seçimi zamanıdır. Böylesine yüceltilmiş bir algıyla bakıldığı zaman dünyanın en zor kararı tabii ki. Hal bu ki çocukların gelcekteki başarıları, çok çeşitli değişkenlerin kombinasyonuna bağlıdır ve gidilen okul bunlardan sadece küçük bir tanesidir.   Hangi Okulu Seçmeli?   Devlet okulları, yıllar öncesine göre çok büyük değişimler göstermiş olmakla birlikte, özel okullarda değişim çok daha hızlıDevamı…

10Ağu/15

ARKADAŞLA MUTLU BİR TATİLİN PÜF NOKTALARI

İnsanın arkadaşını seyahatte tanıyacağına dair güzel bir sözümüz var ya çok ama çok doğru. O yüzden kısıtlı olan tatil fırsatlarını gerçekten iyi tanıdığınızdan emin olmadığınız birileriyle geçirmek büyük bir risk.   Arkadaşla tatil bir bakıma sözleşmeli evlilik gibi. Dönüşte, boşanabilirsiniz, sınırlarla ilişkiyi sürdürebilirsiniz ya da arkadaşlığınızı daimi kılabilirsiniz. Tıpkı evlilikler gibi, arkadaşla çıkılan tatili de iyi sürdürmenin bazı kuralları var:   Yola çıkmadan tatilden ne beklediğinizi konuşun.   Birçok konuda, herkesin bizim gibi düşündüğüne dair yanlış bir kanımız var. Bu yüzden bazı konuların hiç konuşulmadan, olduğu gibi kabul edilmesini bekleriz. Söz konusu güzel bir tatil olunca, yanımızdaki kişinin de bizimleDevamı…

10Ağu/15

SOSYAL MEDYADA KADINLAR

Geçtiğimiz yıl Nexum Creatine, dünya kadınlar gününe özel olarak, kadınların sosyal medya kullanım oranlarını erkeklerinki ile kıyaslayan bir infografik hazırlamıştı. Grafiği hatırlayalım: Kadınlar sosyal medyanın belli başlı siteleri olan facebook, twitter, pinterestte erkeklere oranla çok daha aktif kullanıcılar. You-tube ise eşit oranda kullanılıyor.   Ben de son aylarda, bu sitelerdeki kadınların, çoğunlukla da annelerin neler yaptığını, neler paylaştığını takibe aldım. Bir süre önce “çocuk mu kariyer mi”yi konuşurken, kadınların hem anne, hem çalışan, hem eş, hem de aktif sosyal medya kullanıcıları olmaları inanılır gibi değil. Sadece durum bildirimleri ya da fotoğraf paylaşmıyorlar. Aynı zamanda blog yazıyorlar, araştırmalar yapıyorlar, birbirlerinin bloglarınıDevamı…

10Ağu/15

BU KARNELER KİMİN?

Ben henüz okula gitmezken, benden beş yaş büyük ablamın elinde karnesiyle eve geldiği günü hatırlıyorum. Elindeki takdir belgesini bizimkiler görünce sarılıp öpüp tebrik ediyorlar. Herkeste ablama yönelmiş bir ilgi. Ben de neymiş bu kadar ilgi çeken diye bir göz ucuyla bakıyorum. Etrafı siyah çerçeveli bir kağıt parçası. “Aaaa, bu kara karne de ne böyle… Ben okula gideyim pembe karne getiricem.” deyip bütün kıskançlığımı döküyorum ortaya. Okul hayatım boyunca, bizimkiler her karne günü hatırlattıkları için bunu bana, karne günleri bu anı hala gülümsetiyor beni.   Ben de karne zamanı soruyorum çocuklara karnelerinin rengini. Anneler çocuktan önce yanıtlıyor: “Hepsi beş karnemizin.” yaDevamı…

10Ağu/15

KIYAMET YOLUYLA KARAKTER ANALİZİ

Aralık ayını ha kıyamet koptu ha kopacak derken, bir Aziz Nesin hikayesi tadında yaşadık. 21 Aralık’a neden inandık sorusunun “Biz Türkler…” diye başlayan birçok yanıtı olabilir. Ancak işin en ilginci çeşitli senaryolarla kıyametin kopacağına tüm dünyanın inanmış olması. Ölüm tehdidi, öylesine evrensel korkuları tetikliyor ki, bir anda yaş, eğitim, bunca yıllık tecrübenin yönlendirdiği mantıksal düşünce duyguların karşında bloke olabiliyor.   Kıyamet söylentileri ortaya atıldığında da, yoğunluklu olarak 3 farklı tepki ile karşılaştık. Bir grup gerçekten kıyametin kopma ihtimalini dile getirerek ya da getirmeye utanarak, yoğun bir endişe yaşadı. Bunların arasında, Şirince’ye gidenler de var, gidemeyip evinde uykuları kaçanlar, Aralık ayınıDevamı…