01Eyl/15

MESLEKİ BAŞARIMIZDA EBEVEYNLERİMİZİN ROLLERİ

Bu ay sizlere iş hayatınızda karşılaştığınız, başınızı ağrıtan en yaygın sorunlar ile ebeveynlerinizin sizinle kurduğu ilişki tarzları arasındaki bağlantıdan söz edeceğim. İş dünyasında başarılı olmanın sırrı, insan ilişkilerinin gücünü ve önemini anlamaktır. Bu gücü anlamak için bağlılık kavramını anlamak gerekir. Bütün ilişkiler bağlılık üzerinde temellenir. Bağlılık olmadan anlamlı ilişkiler var olamaz. Bağlılık bizim, dünyayla, gelecekteki eşlerle, çocuklarla, iş arkadaşlarıyla, müşterilerle, müdürlerle ve kendimizle ilişki kurma temelimizdir. Duygusal ve zihinsel sağlığın ölçütlerinden biri, yaşamınızın bütün yönlerinde ilişkiler kurma ve sürdürme yeteneğinizdir. Bağlılık kuramının öncüsü, psikyatr Dr. John Bowlby şunu söyler: ‘‘Hiçbir deneyimin, kişilik gelişimi üzerinde bir çocuğun ailesinin içindeki deneyim kadarDevamı…

10Ağu/15

“İYİ OKUL” HANGİSİDİR?

Baharla birlikte telaşına düşülen şeylerden bir tanesi de gelecek dönemin okul hazırlıkları. Hele de okula yeni başlayacak çocuğu olan aileler için karar verme zamanı kapıya dayandı, özel okullar tanıtımlarını yapmaya başladılar bile ve önümüzdeki haftalardan itibaren önkayıtlarını almaya başlayacaklar. Çocukların hem akademik hem de sosyal gelişimlerini önemli biçimde etkileyecek olan bu kararı verirken seçenekleri olan aileler karar vermekte zorlanabiliyorlar. Genellikle çevrelerindeki ailelerin deneyimlerinden yararlanıyorlar, okulları gezerek bilgi alıyorlar ve “çocuğumu hangi okula göndermeliyim?” sorusunun cevabını arıyorlar. Aileler bu aşamada daha spesifik ve daha doğru sorularla yola çıkarlarsa, yönlerini bulmaları daha kolay olur. Çocuğun akademik ve sosyal gelişimini çevreleyen üçgen aileye,Devamı…

10Ağu/15

DEĞİŞİM VE MOTİVASYON

Kimi zaman insanların bazı davranışlarına, kendilerine zarar verdiklerini bilseler bile ısrarla devam ettiklerini görürüz. Şaşırtıcı değil mi? Her zaman çözüm yolu bulmak çok kolay değildir ama bazen de çözüm oradadır işte, gözümüzün önündedir. Dışarıdan baktığımızda çok kolay görünür. “İşte yapman gereken sadece bu” ya da “Böyle davranmaktan vazgeç, değişmelisin” diye öğütler verebiliriz kolayca. “Bir insan bunu kendine niye yapar?” diyen o kadar çok hasta yakını ile karşılaşıyoruz ki; bağımlılığının kaybettirdiklerine rağmen alkolü bırakamayan birinin eşi, kendine zarar verici davranışları olan bir ergenin ailesi ya da takıntılarıyla hem kendisinin hem çevresinin hayatını işkenceye çeviren birinin yakınları gibi. Örnekleri çoğaltmak mümkün amaDevamı…

10Ağu/15

ANNE BENİ KAYGILANDIRMA!

“Önünü kapat hasta olacaksın”, “fazla uzaklaşmayın, gözümün önünde olun”, “bu kadar yakından izleme gözün bozulacak”… Hemen hemen herkes bu uyarıları duymuştur annelerinden. Ancak gerçekten kaygılı bir anneyle yaşamak, zaman zaman bir şeyler için merakta kalan bir anneye sahip olmaktan çok daha farklı bir şeydir. Herkesin baş etmekte zorlandığı kaygıları olur. Ne zaman ki bu kaygılar aşırı hale gelir, o zaman hayat anne için de, çocuk için de, etraflarındaki diğer insanlar için de zor bir hal alır. Kaygılı bir anneye sahip çocuklar, daha erken yaşlarda dünyanın keşfetmek için tehlikeli bir yer olduğunu öğrenirler. Böylece günlük hayat onlar için dünyayı deneyimleyecekleri birDevamı…

10Ağu/15

KRONİK HASTALIKLARDA AİLELERİN YAKLAŞIMI

Kronik hastalığı olan bir çocuğun bakımını yapmak, anne babaların karşılaşabileceği en yorucu ve sabır isteyen işlerden biridir. Böyle bir durumda aileler sadece fiziksel ve tıbbi ihtiyaçlarla değil, hastalığın tüm aileye getireceği duygusal ihtiyaçlarla da karşı karşıya kalırlar. Kronik hastalık, 3 aydan uzun süren, çocuğun günlük yaşantısını etkileyen ve çocuğun sık sık hastaneye yatış yapmasını veya evde tedavi görmesini gerektiren durumları ifade eder. Çocukları bu şekilde etkileyen birçok hastalık vardır. Astım, diyabet, serebral palsi, kanser, epilepsi bunlardan bazılarıdır. Örneklerde fark edilebileceği gibi hastalıklar birbirlerinden çok farklı olsalar da, kronik bir hastalık karşısında çocukların ve ailelerin yaşadıkları güçlüklerin birçok ortak yönü vardır.Devamı…

10Ağu/15

GEBELİK “HEM MUTLU HEM ENDİŞELİ”

Gebelik toplumumuzda her zaman keyif ve huzur veren bir süreç olarak algılanır çoğunlukla. Ama aslında bir kadın için mutluluk verici yanlarının yanı sıra çok derin fiziksel ve duygusal değişimleri yaşadığı, kendisinin bile farkında olmadığı endişelerini ortaya çıkaran, kişilerarası ilişkilerini etkileyen, önceliklerini değiştiren bir dönemdir. Özellikle ilk gebeliğini yaşayanlar için “anne olmak” , hayatın içinde adapte olunması gereken yepyeni bir roldür artık. Bir tarafta çocuk sahibi olmanın heyecanı ve tatlı telaşları , aynı anda yaşanan tereddütler, bebekle ve doğumla ilgili endişeler, annelikle ilgili korkularla başa baş gidebilir. Gebelik ve doğum sonrası dönem özellikle anksiyete (kaygı, bunaltı) ve depresyon gibi duygusal sorunlarınDevamı…

10Ağu/15

MUTLULUK SATIN ALINABİLİR Mİ?

Tüketimin hızla arttığı bir dönemdeyiz.  Satın almak ve daima en yenisine sahip olma arzusu insanları ve toplumları baştan çıkarmakta. Teknolojiden, giyime, sağlıktan eğitime piyasada bulunan ürünlerin her geçen gün daha güzeli, daha pratiği, daha hafifi, daha yumuşağı, kısaca ‘daha’sı çıkıyor.   Bu bitip tükenmeyen ve her geçen gün kat be kat artan daha’ların peşindeki insan satın alma ve sahip olma konusunda adeta çırpınıyor. Satın almanın ardından gelen haz, heyecan, takdir, sevinç, mutluluk her şeyin ötesinde oluveriyor. Eskiler mutluluğun parayla satın alınamadığını söylerler… Yoksa doğru değil mi?   Modern insan yaşamında hazzın, ürünlere ve tüketime bu denli dayalı olmasının altındaki tetikleyicilerinDevamı…

10Ağu/15

TUZAK SORU

    Soru: Bir çocuğun büyüklerden daha iyi telefon/tablet/ bilgisayar kullanabiliyor, candy crush saga’da bölüm atlıyor olmasının anlamı aşağıdakilerden hangisidir? a)çocuğun çok akıllı olduğu b)çocuğun büyüyünce mühendis olacağı c) çocuğun ihmal edildiği Evet, tahmin ettiğiniz gibi bu yazı c şıkkı, yani en son akla gelen ve diğerlerine kıyasla anne babalar için kabul etmesi  zor olan şık üzerine kuruldu. Şu an anne baba olanların hayatına sonradan girmiş olan, ama çocukların içine doğdukları akıllı telefonlar, tablet bilgisayarlar gibi teknolojik araçların çocuklar tarafından kolayca öğrenilebildiği bir gerçek. Diğer bir gerçekse, bu teknolojik araçların çocuklara bir faydası olmadığı gibi birçok alanda gelişimlerine ket vurduğudur. MotorDevamı…

10Ağu/15

FANTASTİK KİTAPLARDAKİ HAKİKAT

Bu yazıya başlamadan önce niyetim, okul çağı çocuklarında kitap okumanın nasıl teşvik edilebileceği hakkında bir şeyler yazmaktı. Ama sonra onların sevmediği değil de sevdiği şeylerden başlamak gerektiğini düşündüm. Ve sonra kendimi fantastik çocuk ve gençlik kitapları üzerine notlar alırken buldum. İngiltere’de, çocukların 2013 yılında hangi kitapları okuduklarına dair yapılan geniş kapsamlı bir anketin sonuçları çocukların açık ara farkla fantastik edebiyat türünde kitapları okuduklarını göstermiş. Anket İngiltere’de yapılmış ancak listeye baktığımızda bize de hiç yabancı gelmeyen kitapları görüyoruz. Bizde de çocukların ve gençlerin büyük bir ilgiyle okudukları kitaplar: Harry Potter, Açlık Oyunları, Miras Döngüsü, Yüzüklerin Efendisi serileri. Fantastik çocuk ve gençlikDevamı…

10Ağu/15

ETKİLEŞİMLİ KİTAP OKUMA TARİFİ/ ÇOCUĞA DEĞİL ÇOCUKLA KİTAP OKUMA

Kitap en iyi arkadaş Neyi sorsam bana söyler Ne anlatsa en sonunda Çalış, iyi, doğru ol der … Fazıl Hüsnü Dağlarca   Mısralar sizin de kulağınızda bir ilkokul çocuğunun müsamere sesiyle yankılandıysa eminim ki çoktan “metnin ana fikri” belirmiştir aklınızda. Ben de bu yazıda, ana fikirden fazla uzaklaşmayacağım ama ilkokul yıllarından biraz daha öncelere gideceğim. Çünkü biliyoruz ki çocukların resimle, yazıyla, bilgiyle, dille olan ilişkisi çok daha önce başlıyor. Öyleyse kitapla olan ilişkilerini de fazla geciktirmemek lazım. Zaten, yapılan çalışmalar da bize benzer şeyler söylüyor, okul öncesi dönemde kitaplarla daha az haşır neşir olan çocukların, okula hazırlık durumlarının daha düşükDevamı…